• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • karabük
  • Bartın
  • Alaplı
  • Gündem
  • İŞÇİ-SENDİKA
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Kilimli Kozlu Gökçebey Devrek Kdz. Ereğli Çaycuma Zonguldak Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:03
Seçim Gerginliği Yargıya Taşındı: 20 İsim İfadeye Çağrıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Cemalettin Sağtekin
  3.  "SANTA BARBARA'dan, SINIF BİLİNCİNE…"
Yayınlanma: 02 Aralık 2024 - 12:42

 "SANTA BARBARA'dan, SINIF BİLİNCİNE…"

02 Aralık 2024 - 12:42
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cemalettin Sağtekin
Cemalettin Sağtekin
 "SANTA BARBARA'dan, SINIF BİLİNCİNE…"

“Dünya Büyülü Bir Yer” romanın da, madenci bir adam torununa,

“Biz, kafesin içinde aşağı indiğimiz her sefer aslında zamanda geri gidiyorduk. Bir dakikada milyonlarca yıl geriye. Akıl ermez bir olay bu. Milyonlarca yıl önce burada ağaçların büyümesini sağlayan şey, güneşin ışığı, ısısı ve enerjisiydi. Sonra ağaçlar kapkara toprağın içinde kapkara yattılar. Derken biz geldik, kömür haline gelmiş ağaçları kazıp çıkardık. Peki, niye yaptık bunu? Verdikleri ısı için, ışık için, enerji için. En karanlık geceden bile karadır bu madde ama çok eski bir güneşin ısısını, ışığını, enerjisini saklar içinde.” İşte bu yüzden, “Madenciler zaman yolcularıdır evlat.” diye anlatır.

Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü.

İsimlerini hemen unuttuğumuz, sıklıkla sayılarla ve iş cinayetleriyle hatırladığımız, kapitalist sömürünün en çıplak haliyle ömürlerini tüketen madencilerin günü.

Bugünün tüm dünyada Madenciler Günü olarak anılmasının temelinde, Roma İmparatorluğu zamanında, Nicomedia -bugünkü adıyla İzmit- kentinde babasının gazabından kaçan Santa Barbara`nın, madencilere sığınması ve madencilerin koruyucu azizesi olarak kabul edilmesi yatmaktadır.

Bugüne geldiğimizde bu coğrafyada her yıl yüzlerce madenci kardeşimizi iş cinayetlerine kurban vermekteyiz.

Soma’dan Ermenek’e, Kozlu’dan Amasra’ya kadar bu son değişmemektedir.

Türkiye’de madencilik günümüzde neredeyse tamamen özel sektör eliyle; kâr hırsı nedeniyle işçi sağlığı ve güvenliğinin hiçe sayıldığı, doğa katliamlarını yaygınlaştıran koşullarda yapılmaktadır.

Oysaki ülkemiz madencilik konusunda yüzyıllık kamu kurumlarının önemli birikimlerine sahipti.

Cumhuriyetin ilk dönemlerinde kurulan Etibank, MTA, TKİ, EKİ gibi kurumlar onlarca yıl boyunca ülkemizdeki maden sahalarındaki arama ve işletme faaliyetlerini kamusal bir hizmet olarak yerine getirmiştir.

Ancak 12 Eylül faşist darbesi ile birlikte kamu kurumlarının ve KİT’lerin içi boşaltılmış, özelleştirmeler aracılığıyla maden sahaları özel sektörün kâr hırsına terk edilmiş ve bugünkü tablo yaratılmıştır.

Dahası bildiğiniz üzere Türkiye’nin önemli yeraltı zenginlikleri Alamos Gold gibi kapkaççı, çok uluslu şirketlere bırakılmış, bu şirketlerin, İliç gibi, Kaz Dağları gibi doğal ve tarihi zenginlikleri talan etmesine iktidar göz yumulmuştur.

Akbelen’den İkizdere’ye, Sivas Kangal’dan Munzur’a, Cudi’den İliç’e’, Cerattepe’den, Kaz Dağları’na kadar Anadolu coğrafyasının dört bir köşesi doğa düşmanı madencilik politikalarının tehdidi altındadır.

Türkiye’de 2004 yılında sadece 138 olan uluslararası maden şirketi sayısı bugün 773’e çıkmıştır.

Maden arayan yabancı ortaklı şirketler arasında Belçika, Hollanda, Almanya, Avusturya, Fransa, İspanya, Yunanistan, İngiltere, İsveç, Norveç, Bulgaristan, İtalya, Danimarka, Lüksemburg, Macaristan, Romanya, Portekiz, Arnavutluk gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra, ABD, Kanada, Rusya, Çin, Hindistan, İsrail, Güney Kore Cumhuriyeti, Singapur, Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai, Lübnan gibi ülkeler ve Cayman Adaları, Guernsey Adası, Barbados, ST Vincent gibi ismini belki de ilk defa duyduğumuz ülkeler de bulunuyor.

Madenciliğin, çevre ile uyumlu, evrensel madencilik prensiplerine uygun, tüm üretim süreçlerinde işçilerin de söz ve karar süreçlerine katılımının sağlandığı, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin eksiksiz uygulanması ile planlanıp yapılması gerekir.

Ancak bunlara uyulmadığı gibi, maden sahalarında özelleştirme, rödovans, kayıt dışılık ile neredeyse tüm maden sahalarında üretim kuralsız hale getirilmektedir.

Taşeronlaştırma, sendikasızlaştırma ve talan politikalarının hüküm sürdüğü denetimden uzak ocaklarda, galerilerde, aynalarda, şevlerde talan, kâr hırsı ve üretim zorlamasıyla alın terimiz, haklarımız hatta canımız hiçe sayılmaktadır.

Madenlerde yaşanan her iş cinayetinde “Kader planı”, “Bu işin doğasında var”, “Fıtrat”, “Alınyazısı” denilerek hayatlarını kaybedenlerin yakınları ve kamuoyu manevi olarak teselli edilmeye çalışılması artık sıradan hale gelmiştir.

Önlemler alınmadığı gibi emekçiler daha çok ölmeye devam ediyor. Sorumlular ise göstermelik cezalarla bir süre sonra yeniden aramıza dönüyor.

Oysa bu iş cinayetleri önlenebilir. Ölümleri önlemenin bir yolu da bu ölümlere sebep olanlardan hesap sormaktır. Ölümlerde sorumluluğu olanlar hesap vermedikçe yeni cinayetler teşvik edilmiş oluyor.

Emekçilerin üretim zorlaması baskısına direnebilmeleri, ölümcül koşullarda çalışmama haklarını kullanabilmeleri örgütlü olmaları ile mümkündür.

Anayasal hak olmasına rağmen maden patronlarınca sendika düşmanlığı yapıldığı, emekçilerin istedikleri sendikaya üye olmalarının engellendiği, sarı sendikalara baskı ve tehditle üye yapılmaya çalışıldıklarını yaşayarak görüyoruz.

Tüm emekçilerin söz, yetki ve karar sahibi olduğu sendikal çatı altında, işçi sağlığının, iş güvenliğinin ve iş güvencesinin öncelikli olduğu, o güzel günlerin geleceğine olan umudumuzu hiçbir zaman yitirmiyoruz.

Maden emekçileri yerin yüzlerce metre altında ve yer üstünde en ağır koşullarda her türlü tehlike, zorluk ve riske karşı canları pahasına çalıştırmaktalar.

Bizim en büyük düşmanımız unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel, toplumsal gelişmeleri, geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla arızalanmış insanlar, sadece bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar.

Bu hayal kırıklığının tek çaresi tarih bilinci ve örgütlü mücadeledir…

1965’te Kozlu direnişiyle, Zonguldak’ı “grev” sesleriyle inleten madenciler ve Satılmış Tepe ile Mehmet Çavdar’ın katledilmesinden, 1991’de aileleriyle birlikte binlerce kişiyle Ankara’ya yürüyüşe geçen madenciler ve Soma’dan yürüyerek Ankara’ya gelen Kurtuluş Parkı’nda açlık grevine başlayarak, haklarını mücadele ederek kazanan madencilerden, Çayırhan’da özelleştirmeye karşı direnen madencilere…

İşte, egemenlerin yüreğine korku salan bu direnişler de gösteriyor ki, emekçiler örgütlenip harekete geçerlerse, onlara dayatılan ağır çalışma ve kötü yaşam koşullarını değiştirebilirler…

Taşeron çalışma, kölelik büroları, iş cinayetleri ve ağır çalışma koşulları karşısında hayıflanmak yerine, geçmişte verilen mücadeleleri hatırlamalı, öğrenmeli, örgütlenmeli ve yaşamı değiştirmek için mücadele etmeliyiz. Hayatı üretenler, hayatı değiştirmesini de bilirler!

“65 Kozlu direnişinden”, “91 Zonguldak büyük yürüyüşüne”…

Günümüzde, Soma’dan yürüyerek Ankara’ya gelen ve haklarını direnerek kazanan madencilerden, Çayırhan’da direnen madencilere…

Alın terlerinin gerçek karşılığı ve çocuklarının geleceği için mücadele eden köleliği aratmayan koşullarda sefalet ücreti ile yaşamaya mahkûm edilen tüm emekçilere selam olsun.

Aslında 4 Aralık, Santa Barbara'nın kendilerini koruyacağına olan inanıştan, sınıf bilincine uzanan madencilerin direnişlerini, dayanışmalarını anlattığımız ve iş cinayetlerinde yaşamlarını yitiren maden emekçilerini saygıyla andığımız bir gündür…

Yaşadıklarımızı unutmuyoruz, ne madencinin yakınının sırtına atılan tekmeyi, ne de, diğer birinin suratına yetiği tokadı. Nasıl unuturuz?

“Bu işin fıtratında var” , “Adamlar güzel öldüler” diyenleri de…

Ayşe teyzenin “Oğlum yüzme de bilmezdi, ne yapmıştır suyun içinde” sözlerini, babasının ayağındaki yırtık lastik ayakkabılarını da unutmuyoruz.

Sınıf bilinci dayanışmayı büyütür, kitleleri dönüştürür, eskiyi, çürümüşü yenisiyle değiştirir. Sömüren ile sömürülenin olmadığı, insanların sınıflara bölünmediği bir dünya umuduyla..

“Zaman Yolcularına Saygıyla…”

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Salih Aktürk
1 yıl önce

Madencileri ve sorunlarını, peşkeş çekilen maden sahalarını ve ülkemizi soyup soğana çeviren kartelleri bundan iyi anlatan olamaz. Dünya madenciler günü buruk da olsa kutlu olsun. Teşekkürler Cemalettin Sağtekin????

Cevapla
Beğen (3)
Beğenme (0)
Hasan Tülübaş
1 yıl önce

Değerli Cemalettin Kardeşim; Bir solukta okuyacağımız örgütlü mücadeleni insan yaşamındaki önemini anlatan çok güzel bir yazı olmuş.'' Emek en yüce değerdir'' diyenlere saygılarımla...

Cevapla
Beğen (2)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • "Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…" - 03 Nisan 2026
  • İktidar Hırsının da sınırı var…! - 13 Mart 2026
  • "Kakanomos…!!! "  - 10 Ocak 2026
  • ÖZGÜR ÖZEL; PİJAMANI ÇIKAR, GÜN DİRENME GÜNÜDÜR… - 05 Aralık 2025
  • ÜLKEMİZİN NTE HEDEFİ SÖMÜRÜ VE SINIF MESELESİ REZERV'in GERÇEK DEĞERİ - 31 Ekim 2025
  • Nadir Toprak Elementleri (NTE) İçin Stratejik Yol Haritası - 14 Ekim 2025
  • GÜCÜ KAPTIRMAMA BAĞIMLILIĞI…! - 19 Eylül 2025
  • 80'ler…BİR YAZ GÜNÜNDE YAĞMURUN DİNMESİNİ BEKLEMEYE BENZER… - 29 Ağustos 2025
  • AR DAMARI ÇATLAMIŞ BUNLARIN…!!! - 07 Ağustos 2025
  • " BİR İNSANIN ANAVATANI ÇOCUKLUĞUDUR… " - 17 Temmuz 2025
  • İÇ CEPHE - 27 Haziran 2025
  • ENERJİ ve MADEN ŞİRKETLERİ YAĞMA PEŞİNDE…! - 20 Haziran 2025
  • SAYIN KILIÇDAROĞLU, "TARİH SİZİ AFFEDECEK Mİ ACABA…?" - 12 Haziran 2025
  • 68-78 KUŞAĞI, ARTIK YALNIZ HİSSETMİYOR KENDİSİNİ… - 22 Mayıs 2025
  • SOMA İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET…! - 13 Mayıs 2025
  • 23 NİSAN/KUTLANMALIK DEĞİL,DEĞİŞTİRMELİKTİR…! - 23 Nisan 2025
  • Elektrikte SOYGUN devam ediyor…! TEK ÇÖZÜM KAMULAŞTIRMA…! - 10 Nisan 2025
  • MESELE İMAMOĞLU'NU AŞTI...SONUNA KADAR MÜCADELE… - 26 Mart 2025
  • Başarmak imkansız değil… - 14 Mart 2025
  • KOZLU / 33 YIL / MÜCADELE GÜNÜ… - 03 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Erol Çakır
Erol Çakır
"Kral kaybederse",İflas ve Mercan…
Yaşar Cengiz Alpan
Yaşar Cengiz Alpan
HEPSİ RASLANTI MI, HEPSİ TESADÜF MÜ ?
Şenol Kuşcu
Şenol Kuşcu
ÜNİVERSİTEMİZE YENİ BİR REKTÖR ARANIYOR!
Ahmet Öztürk
Ahmet Öztürk
Yerin altından akademi kürsüsüne: "Anlatılan bizim hikâyemiz"
Mustafa Özdemir
Mustafa Özdemir
Abim…
Fahri Bozbaş
Fahri Bozbaş
HER BİRİ VAZGEÇİLMEZ CİHAN PARÇASI
Mete Arif Tokmak
Mete Arif Tokmak
Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek
AYNUR MUSLU
AYNUR MUSLU
KARA ELMAS, KARA TALİH, KARA HABER, KARARAN YAŞAM
Gülden Işık
Gülden Işık
"Bu Şehirde Doğup Büyümemişler ki"
Cemalettin Sağtekin
Cemalettin Sağtekin
"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…"
Mustafa Yüce
Mustafa Yüce
ZONGULDAK'IN SİNEMA EMEKTARLARI 1: ÖZKAN GÜREL
Bingül Öz
Bingül Öz
Zorbalık Büyüyor, Biz Susuyoruz
NURDAN PAR ASLAN
NURDAN PAR ASLAN
Radyodan Podcast'e: Sesin Zamanla Yolculuğu
Selma Aydın
Selma Aydın
BÜYÜTEÇ
Seyfi Boyraz
Seyfi Boyraz
ZONGULDAK'A ATILAN BÜYÜK KAZIK
Emrah Feşel
Emrah Feşel
BAŞKAN!
Kılçık
Kılçık
Muhtar Selim Yalan
Yüksel Yıldırım
Yüksel Yıldırım
FOTOĞRAFTAKİ BASAMAKLI KÜRSÜYÜ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
Fikret Gökçe
Fikret Gökçe
ASIRLIK GAZETE; BARTIN
Hayri Sarı
Hayri Sarı
O İŞ BÜYÜKLERE KALDIYSA
Çok Okunan Haberler
TTK’DA KRİTİK KARAR!
TTK’DA KRİTİK KARAR!
"BABAANNEMİ BİLE BİLE ÖLÜME SÜRÜKLEDİ" 
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Ana Sayfa
karabük
Bartın
Alaplı
Gündem
İŞÇİ-SENDİKA
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Kilimli
Kozlu
Gökçebey
Devrek
Kdz. Ereğli
Çaycuma
Zonguldak
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bilim ve Teknoloji
  • Çevre
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Yerel
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.