26 Ağustos 1922 sabahında başlayan Büyük Taarruz ile ordularımız Yunan askerlerini geri püskürtmüş ve 30 Ağustos günü bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün komuta ettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile milletimiz kesin zafere ulaşmıştı.
Bu tarihten sonra düşman orduları tamamen dağılarak kaçmaya başlamıştı. Geçtikleri tüm köyleri yakarak 9 Eylül tarihinde İzmir’e ulaşmayı başaran Yunan askerleri gerek onları bekleyen gemilere binerek, gerekse can havliyle denize atlayarak kaçmaya çalışarak yurdu terk etmişlerdi.
İşte bu yüzden bana göre özel günlerin ve milli bayramların en önemlisidir 30 Ağustos…
Çünkü 30 Ağustos olmasaydı ne 23 Nisanları, ne 19 Mayısları ne de 29 Ekimleri kutlayabilirdik!
Çünkü 30 Ağustos olmasaydı Ramazan ve Kurban Bayramlarını kutlamayı bırakın, inancımızı bile düzgün bir şekilde yaşayamazdık!
Çünkü 30 Ağustos olmasaydı özgür kalamaz, bir devlet olamazdık!
Değerini bilmek lazım!
*
Son yıllarda milli bayramlarımızı eskisi kadar güzel ve coşkulu bir şekilde kutlayamasak da, 30 Ağustos sabahı yine hemen her vilayette bu kutlu günü anma törenleri gerçekleşecek.
Vekiller, valiler, belediye başkanları, kaymakamlar…
Bir kısmı bu törenlere büyük bir heyecan ve coşkuyla, bir kısmı ise içi acıyarak gidecek.
Çünkü 30 Ağustos maalesef herkesin zaferi değildir!
Bir türlü olamamıştır!
Görünen o ki; olamayacaktır da.
*
Kimlerin zaferi değildir mesela 30 Ağustos, kim bu şeref dolu gün de sevinç değil de üzüntü duyar?
Mesela;
Ülkenin kurucularından “iki ayyaş” diye bahsedenlerin zaferi olamaz 30 Ağustos!
Ya da “Kurtuluş Savaşı’nda keşke Yunan galip gelseydi” diyebilen deli raporlu yazarların,
Ve onlara inanan insanların!
Cuma hutbelerinde Mustafa Kemal’in adını anamayan hocaların,
Ayasofya Camii’nde Atatürk’e açık açık zalim ve kafir diyen imamların,
On binlerce şehit verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nı “keşke kazanmasaydık, o zaman Osmanlı’yı tekrar kurabilirdik” diyen vekillerin,
İki gram akıllarıyla “Kurtuluş Savaşı’nda İngilizlerle savaşmadık ki, gökyüzünden ruhlar geldi, onlar savaştı ve öyle kazandık” diyerek büyük zaferi küçümsemeye çalışanların,
Türkiye Cumhuriyeti’ne “reklam arası” benzetmesi yapan zavallıların,
Ülkeyi kuranlara her türlü yalan ve iftirayı atanların zaferi olamaz 30 Ağustos!
Çünkü bu bayram;
Çocukluğundan beri tüm hayatını ülkesine adamış Selanikli bir yetimin zaferidir!
Onca yokluk içinde ülke düşmandan kurtulsun diye varını yoğunu orduya teslim eden büyüklerimizin zaferidir!
Eşini, çocuğunu, anasını geride bırakıp cepheye koşan dedelerimizin zaferidir!
Kundakta uyuyan bebesiyle birlikte kağnı arabasıyla cepheye mermiler taşıyan ninelerimizin zaferidir!
Bu ülkenin kurulmasında sonsuz emeği olan ve savaşlarda cepheden cepheye koşan İsmet İnönülerin, Ali Fuatların, Kazım Karabekirlerin, Fevzi Çakmakların zaferidir!
Milli Mücadele’ye karşı hamleler yapan padişaha karşı, bu mücadelenin yanında olan fetvalar veren din adamlarımızın zaferidir!
Cumhuriyet kurulduktan sonra ülkenin kalkınmasında önemli rol oynayarak Şeker Fabrikası kuran Nuri Şekerlerin, cephane fabrikası kuran Şakir Zümrelerin, silah fabrikası kuran Nuri Killigillerin zaferidir!
Bu ülkenin nasıl kurulduğunu bilen, yüreği bir siyasi parti için değil de gerçekten bayrak aşkıyla yanan insanların zaferidir!
Ulusun zaferidir!
Kısaca;
Türk’ün zaferidir!
Türklükten haz etmeyen çakma milliyetçilere, Atatürk düşmanı yobaz kafalara inat gururla kutlayacağız en büyük zaferimizi…
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun…
Başta Mustafa Kemal Atatürk ve aziz silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun!

























