Pazar gününden beri sadece Zonguldak’ta değil neredeyse tüm ülkede gündem oldu Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçı…
Ankaraspor play-off oynamayı garantilemiş. Yenilse bile kaybedecek bir şeyi yok!
Nazilli Belediyespor’a kümede kalmak için 1 puan yetiyor. Onu da alamasa Zonguldak Kömürspor’un son hafta deplasmanda kazanması şart!
Futbolu takip eden birçok kişi son haftalarda gerek hatır gerek siyaset gerekse para vs. ile birtakım işlerin döndüğünü az çok bilir.
Hani sosyal medyada bazı yazılar vardır ya; “doğruluğunu ispatlayamam ama gerçek olduğuna yemin edebilirim” diye. İşte tam da öyle bir durum.
Kendi adıma yazayım; benim maçtan hiçbir beklentim yoktu. Nitekim ikinci yarının başında televizyonu açtığımda da 5 dakika izlemek yetti. Takımlar al gülüm ver gülüm maçı bitirme derdinde…
Sonrasında da bizim tarafın şikayetleri başladı!
Maçta şike yapıldı, önceden sonuç belliydi diye…
Olabilir!
Böyle bir şeyi gündemde tutmak da iyidir ama bugüne kadar Türkiye’de ne dolaplar dönmüş acaba bir kere birine ceza vermişler mi?
Söyleyeyim;
Mümkün değil!
Yani boş işler!
Ama işte şike falan konuşurken asıl odaklanmamız gereken yeri kaçırıyoruz!
*
Türkiye’de moda oldu kendi başarısızlığını algılarla örtmeye çalışmak!
Yapılan başarısız çalışmalar ve kötü yönetimler sonucu hedefe ulaşamadıysanız hemen suçlu başkası olur!
Bu bazen dış güçlerdir, bazen TFF, bazen bir siyasi parti, bazense bir devlet kurumu!
Baştan aşağı, neresinden tutarsanız tutun saçmalık!
Önce kendine bakacaksın güzel kardeşim!
Ben ne yaptım başarılı olmak için?
Bir planım, programım var mıydı?
Varsa buna ne kadar uydum?
Bir proje geliştirdim mi?
İnsanlara, konu eğer futbolsa taraftarlara ulaşabildim mi?
Dönüp bize bakıyorum!
Kulübün tarihini silmişsin!
Yönetimin boyunca hiç destek toplayamamışsın!
Bir sponsor bulamamış bir proje oluşturamamışsın…
Yıllardır transfer tahtası kapalı diyerek transferin kapanmasına 10 gün kala, kulüp bulamayan 20 yaş civarı gençlerden ekip oluşturmuşsun…
8 sene süren 2.lig serüveninde en iyi derecen 8.lik olmak üzere 2 kere ilk 10’a girmiş, geri kalan sezonlar da ise 11 ve 14. sıralar arasında kendine yer bulabilmişsin…
Zonguldak’ta insanlar takım ya şampiyonluğa oynadığında ya da küme düşmeme mücadelesi verdiğinde stadyumu doldururdu… Hatta tribünde hükümetin ve borsanın düşeceği ama Zonguldak’ın asla düşmeyeceğini söyleyen efsane de bestemiz bile vardı. E bugün bakıyorsun tribünler bomboş!
İnsanları takımdan uzaklaştırmışsın!
Gelelim bu seneye!
Esenler Erok’a içerde 81’de yemiş kaybetmişsin…
Afyon’a deplasmanda 90’da yemiş kaybetmişsin…
Van’a deplasmanda 90+6’da yemiş kaybetmişsin…
Mersin’e içerde 88’de yemiş berabere kalmışsın…
Küme düşen Adıyaman’a 87’de yemiş 2-1 kaybetmişsin…
Zonguldak’ta Vanspor’a 90.dakikada 1-0 önde olmana rağmen 90+3 ve 90+6’da yiyip 2-1 yenilmişsin…
Allah acımış sana bir şans daha vermiş git Serik’ten puanı al işi kurtar demiş, sen gidip orada şut bile atamadan doğru dürüst berabere bile kalamayıp 1-0 yenilmişsin…
Hiçbirini yapamayınca da işini kendin göremeyip el şeyiyle işlere kalkıp TV karşısına geçmiş Ankaraspor şut atsın diye beklemişsin…
*
Yapmayın Allah aşkına…
Evet Ankara-Nazilli maçı normal bir maç değildir. Ama adım kadar eminim o gün Nazilli yerine biz o durumda o maça çıksaydık aynı oyun ve skoru biz de alırdık!
O yüzden yine “dış güçlere” sığınmadan bir an önce önümüze bakalım.
Artık şu takımı insanlara sevdirelim.
Bakın konu aile takımı vs. değil.
Koskoca Liverpool’un Manchester United’ın da sahipleri var.
Zonguldakspor’un da olabilir. Lafım buna değil.
Ama;
Tarihinizi silmeyin be güzel kardeşim!
Gerçek isminize, armanıza dönün önce…
Sponsordur, projedir bir şeyler üretin…
İnsanlardaki “Demir Ailesi” iğretisini yıkın…
Bu takım sizinle küme düştü ama sizinle şampiyonluklar da gördü…
Bunları hatırlayın…
Ama yine ve yine söylüyorum…
“Bu takım Zonguldak’ın takımı” demekle olmuyor, insanlardaki o algıyı yıkın…
Bu takımın, bu şehrin ayağa kalkması hiç zor değil…
Gidin maziye bakın…

























