Çok uzun yıllar önce iki farklı takımın birleşmesiyle kuruldu bu güzide kulüp. Ortak bir arma, ortak bir hedef ve ortak renklerle hareket etmeye kara verdiler. Tek hedefleri bulundukları muhitte ses getirmek ve herkesin sevdiği, desteklediği bir takım olmaktı.
İlk profesyonel olduktan sadece 3 sene sonra 1. Lig’e (şimdiki Süper Lig’e) yükseldiler. Sonra küme düştüler ve 20 sene 1. Lig’de bir daha mücadele edemediler. En son 1. Lig’de oynadıklarında takvimler 1984’ü gösteriyordu.
Türk futboluna çok büyük isimler yetiştirdiler. Zamanında kimse Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor’a oyuncu bile soramazken, bu kulüp Galatasaray’dan transfer yapıyordu. Bu transfer başarıları o dönem çok ses getiriyor, gazeteler hep onlardan bahsediyordu.
Yetmedi ilk kez bir dostluk maçı için yurt dışından rakip davet ettiler Türkiye’ye ve bir dostluk maçı yaptılar. Öyle de büyük vizyonları vardı yani.
2010 senesine doğru işler yolunda gitmedi ve amatör kümeye kadar düştüler. Hiç yakışmadıkları bu ligde mücadele ettiler şampiyon olma hayaliyle ama her seferinde ismi duyulmamış köy ve ilçe takımlarına kaybettiler.
Nihayet 2011-12 sezonunda BAL Ligi şampiyonu olarak yıllar sonra tekrardan profesyonel oldular.
2012 senesi bir dönüm noktası oldu kulüp için ve aldıkları kararla şirketleşme yolunu seçtiler.
İşte bundan sonrası tam bir başarı öyküsü…
Sahip oldukları en az para kadar değerli olan vizyonları sayesinde de kulüp 8 sene içerisinde Süper Lig’e yükseldi.
Yanlış anlamadınız umarım;
Fatih Karagümrükspor’dan bahsediyordum…
*
1926 senesinde kurulan İstanbul’un bu güzide kulübü aslında Zonguldakspor ile çok benzer hikayeler yaşadı. Farklı iki kulübün birleşerek kurulması, uzun yıllar en üst seviyede mücadele edememe, İstanbul’un büyük kulüpleriyle gerçekleşen transfer yarışları, sonrasında amatör küme bataklığı, bir stadyumunun ve tesislerinin olmaması…
Belki yöneticiler, futbolcular, isimler değişti ama koca kulübün tarihi hiç değişmedi.
Çünkü şirketleşmeyi seçtikleri 2012 senesinde bile armalarında kuruluş yılı olan 1926’yı kullandılar, asıllarından, tarihlerinden, geçmişteki başarı ve efsanelerinden vazgeçmediler.
*
Dönelim bizim tarafa…
Ne şirketleşme, ne isim değişikliği… Hiçbiri yaramadı Zonguldakspor taraftarına!
Önce uyduruk isim değişikliği ile koskoca kulüp tarih oldu!
Sonrasında da ite kaka ilerlemeye çalışıldı. Proje üretilmeden sadece destek istendi her seferinde. Halı saha işleten kulüp var, düğün salonu olan kulüp var, büfe işleten kulüp var, ismine sponsor alan kulüp var…
Ama bizim tarafta yine bir şey yok!
Yıllardır bir ailenin oyuncağı oldu koca çınar! Canı sıkıldı mı kulübü aldılar, canı sıkıldı mı bıraktılar. “10 senede hedef Süper Lig” demişlerdi zamanında hala aklıma geldikçe gülerim…
Kulüpte yöneticilik yapan ve gerçekten yoğun emek harcayan yöneticilere değil lafım… Bu şehre bir çivi çakan her kimse Allah gani gani razı olsun o başka…
Ama artık olmuyor…
Takım şehrin takımı deseniz de insanlar böyle hissetmiyor artık!
Ve zaman geçtikçe yavaş yavaş uzaklaşıyorlar kulüpten, tribünden…
Evet Zonguldak zengin bir şehir değil, siz olsanız da olmasanız da belki fazla bir destek görmeyecek. Bu doğru. Ancak şu da bir gerçek ki destek olacak kişi de sizin olduğunuz yerde olmayacak! Çünkü ne isminiz ne yaptıklarınız kimseye güven vermiyor artık!
Siz kopardınız bu takımı halktan!
Siz uzaklaştırdınız insanları tribünden!
Her sene aynı teraneyle ilerlemekten yoruldu millet!
Düşerse bir daha çıkamazmış?
Çıkmasın kardeşim!
Bu şekilde her sene sürüneceğine çıkmasın, şerefiyle oynasın alt liglerde…
1986 doğumlu Dilaverspor yerine 1966 yılında kurulmuş olan anlı şanlı Zonguldakspor oynasın sahalarda…
Bu taraftar o takımı 7 sene amatör kümede bırakmadı bir daha bırakır mı sanıyorsunuz?
Bakın mesela Ordu’ya… Farklı isimlerde profesyonel iki takımı olmasına rağmen gerçek Orduspor’u tekrar ayağa kaldırdılar geçen sene. Şimdi amatörde sağlam bir şekilde ilerliyorlar. Yolları açık olsun…
*
Başa döneyim…
Karagümrük örneğine…
Çok değil 5-6 sene önce aynı ligde mücadele ettiğimiz ve o sene düşmeme mücadelesi veren takıma…
Para, vizyon ve sağlam proje ile neler olurmuş gösterdiler herkese!
Hem de stadyumu olmadan…
Hem de tesisi olmadan…
Darısı bir gün Zonguldak sevdalılarının başına…
Zor mu? Evet, hem de çok zor!
Ama asla umutsuzluğa kapılmayın!
Neden mi?
Deprem sonrası Hatay sokaklarında, sağ kalan binaların duvarlarında şu yazı yazıyordu;
MADENCİ VARSA, UMUT VARDIR!
Unutmayın!


























Yüreğine kalemine sağlik kardeşim bu takımın bu klübün bir müdürü bile yok gelenide döverek yolluyorlar