1900’lü yılların başında Almanların el koyup işlettiği Zonguldak maden ocaklarının büyük bir çoğunluğu daha sonra Fransızların kontrolüne geçmişti. Şehir Millî Mücadele’den sonra kömür işletmelerinin üretimi arttırması sonucu dışardan ciddi derecede göç almış ve maden ocaklarında çalışan işçi sayısı bir hayli artmıştı.
Ocaklardaki üretimin artması ile birlikte şehir de kalkınmaya başlamıştı. Maden ocaklarında çalışan işçilerin kalacağı barakalar yapılmış, işçilerin güzel vakit geçireceği eğlence mekanları açılmış, nüfusun sağlık hizmetlerinden faydalanması için hastane ve eczaneler kurulmuş, insanların karınlarını doyurup güzel vakit geçirmesi için sahil yolunda küçük dükkanlar açılmıştı.
Anadolu’nun kuzey batısında bulunan ve toprağından kömür fışkıran bu ufak yerleşim yerinde bu milletlerden başka İngilizler, Amerikalılar ve İtalyanlar ’da bulunmaktaydı. Bu kadar farklı milletleri içinde barındıran şehir zamanla bu ülkelerin gelenek ve kültürlerinden de etkilenmeye başlamıştı.
Öyle ki Anadolu’nun birçok yerinde insanların yiyecek içeceğe bile ulaşmakta zorlandığı bu dönemde Zonguldak’ta insanlar balo ve sinemalarda eğlenerek vakit geçiriyorlardı. Bugünün köklü futbol takımlarının bile daha yeni yeni kurulmaya başladığı yıllarda Zonguldak’ta Fransızların 1911’de kurmuş oldukları tenis kortlarına ilave olarak tenis kortları yapılıyordu. Yolu Zonguldak’tan geçen birçok yazar ve seyyah Zonguldak’tan “medeniyet karakolu” diye bahsediyordu.
Cumhuriyet ilan edildikten sonra ise Zonguldak koca devlete adeta kömürüyle can veriyor, yaşam tarzıyla da ülkeye önemli bir rol model oluyordu. Bunun sonucu olarak da Zonguldak, 1924 yılında Cumhuriyet’in ilk vilayeti olmaya hak kazanıyordu.
*
Bugün artık o eğlencenin, sporun ön planda olduğu şehirden eser kalmadı. İşçinin ve emeğin başkenti diye anılan şehir artık emeklinin başkenti oluverdi.
Şehir merkezinde güzel bir belediye sinemamız vardı mesela. Devam eden filmin bitmesini sabırsızlıkla bekleyip, çalan zille üst katın en ön sırasına yer kapmaya koştuğumu dünkü gibi hatırlıyorum. O sinema yıllardır yok. Neden kapattılar hala da anlamış değilim.
Meşhur bir tiyatroya gidelim veya şu ünlünün konserine gidelim deseniz ne yazık ki böyle bir organizasyon bulamazsınız. Senede belki bir gün ağırlar koca şehir o meşhur oyunları, konserleri…
Tam şehrin göbeğinde Kuğulu Park vardı mesela eskiden. Kömür karası şehrin göbeğinde bembeyaz iki güzel kuğu. Önce kuğular gidiverdi parktan, sonra da zamanla park eski güzelliğini kaybetti…
Sahile inip banklarda oturur, kafelerde çay simit yapardık. Önce o bankları kaldırdılar, şimdi sahil projesi adı altında bank yerine oturduğunda yaslanamayacağın geniş ahşap şeyler koydular. “Şey” diyorum çünkü onların bankla falan alakası yok. Kafeler yenilendi desem, şimdi de çay simit yapacak para yok millette.
Sahil kentidir Zonguldak. Haydi hafta sonu denize gidelim desen dünya güzeli Kapuz Plajı’nda adım atacak yer yok. Hala tersane ve orta Kapuz’u birleştirerek güzel bir proje (!) yapacaklar. Kapuz olmadı Ilıksu veya Değirmenağzı’na gideyim desen, orada da koca taşlardan ayağını yaralamadan suya kavuşman mucize.
Lavuar kulelerinin olduğu yere güzel bir millet bahçesi yapacaktı şu anki belediye başkanı. Yapmadı tabi! Şimdi çıkmış 2024 Mart’ta seçin bizi yapalım diyor hiç yüzü kızarmadan! Fevkani Köprüsü’nü yıkmayacağı yalanını seçimi kazanmak için söylediğini itiraf eden bir yönetime ne kadar inanırsınız bilemem!
Bir Zonguldakspor’umuz vardı zamanında iyi kötü insanları kendine çeken, birleştiren… Hele takım iyi ve şampiyonluğa oynuyorsa 10-15 bin kişi stada koşardı. Maçtan önce çarşıda toplanır şarkılara stada yürürdü insanlar… Şimdi ortada ne hedef kaldı, ne de Zonguldakspor!
Uzatmayayım…
Ülkenin belki de en asosyal şehridir Zonguldak!
Mis gibi sahil şehrisin, mavinin ve yeşilin her tonuna sahipsin…
Ama nafile…
Hafta sonu gidip eşinle, dostunla, ailenle doğru dürüst sosyalleşeceğin bir olanak yok şehirde.
Tüm şehir Milli Egemenlik Caddesi’ne sıkışmış durumda.
O kadar!
Ama ben size bir seçenek daha sunmak istiyorum.
Bu kadar sahipsizliğin, bu kadar terk edilmişliğin ortasında geçen sene bir umut doğdu şehre. Bu topraklarda kadının tarihte hiçbir zaman bu kadar ikinci plana atıldığı bir dönem yokken Zonguldak’ta bir kadın basketbol takımı kuruldu.
Zonguldakspor Basket 67!!!
Geçen sene kulüp başkanı Kanat Tan önderliğinde iyi bir yönetim, güçlü bir teknik ekip ve harika bir kadroyla Bölgesel Lig’de şampiyon oldular. Heyecanla takip ettik maçlarını!
Bu sene ise Türkiye Kadınlar Basketbol 1.Ligi’nde, yani profesyonel ligde mücadele etmeye başladılar.
Bu sene yine güçlü bir teknik ekip ve güçlü bir kadro ile hedef en üst seviye olan ING Basketbol Kadınlar Süper Ligi…
Futbolda yıllardır hasret kaldığımız ve heyecanla beklediğimiz Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile maç yapmaya sadece bir şampiyonluk kaldı.
Alın size mükemmel hafta sonu aktivitesi…
Alın eşinizi, çocuğunuzu cumartesi günü gidin Site Spor Salonu’na…
Hem şehrinizin takımının yanında olun, hem de şampiyonlukta pay sahibi…

























