Geçtiğimiz pazar akşamı A Milli Kadın Voleybol Takımı’mız bizlere büyük bir gurur yaşatarak Avrupa Şampiyonu oldu.
Çok değil, yaklaşık 2 ay önce de FIVB Milletler Ligi’ni kazanarak şampiyon olmuş ve dünya sıralamasında zirveye yükselmişti.
Hakikaten çok büyük başarı…
Bizler içinse tarifsiz bir mutluluk…
Ama gelin görün ki hemen her noktada ayrışma yaşayan güzelim ülkemiz bu noktada da yine bir olmayı başaramadı.
Ülkede hiç de azımsanmayacak bir grup bu başarıyı büyük bir üzüntü ile karşıladı.
Dahası, köşelerinde kudurarak kadınlarımızın kupayı kaldırışını izlediler.
Yazık gerçekten…
Yani futbol taraftarlarının birbirlerini Avrupa’da desteklememesini bir nebze anlıyorum da Türk Milli Takımı’nı desteklememek nasıl bir duygudur? Nasıl bir hainliktir?
Bu zihniyette olan birinin Türk olma olasılığı var mıdır sizce?
Neymiş efendim, takımda LGBT’li oyuncu varmış!
Neymiş efendim kızlarımız kısacık şort giyiyorlarmış!
Bunlar Müslümanlığa tersmiş!
Miş miş miş de mış mış mış…
Yahu kardeşim gidin kendi dininizi, inancınızı nasıl yaşıyorsanız yaşayın başkasından size ne?
Başkasının giydiğinden, yediğinden, içtiğinden neden rahatsız oluyorsunuz?
Üniversitelerde “çan eğrisi” olurdu eskiden.
Sınıfın tüm ortalaması alınır, kendi notun onun altındaysa kalır, üstündeyse geçerdin sınıfı.
İslamiyet’te bizim bilmediğimiz bir çan eğrisi mi var kardeşim?
Bırakın başkasının yaşam tarzından rahatsızlık duymayı kendinize bakın!
Zaten kimlerin voleybol takımının başarısından rahatsız olduğu da ortada!
Melih Gökçek…
Yeni Akit…
AKP’li Beyoğlu Belediye’si…
Ebubekir Sofuoğlu…
Buket Aydın…
Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Başkanı…
Zonguldak Ulu Camii imamı…
Bakın bu güruh hep aynıdır.
İşleri güçleri “aman bu müslümanlığa ters”, “bu müslümanlığa zarar verir” klişesidir.
Onları hiç kadın cinayetleri karşısında tepki verirken görmezsiniz. Çünkü onlara göre kadının o saatte orada ne işi vardır?
Çocuk tecavüzlerine ses çıkarmazlar, yetmezmiş gibi “bir kereden bir şey olmaz” gibi utanmazca açıklama yaparlar…
Hayvan katliamlarını görmezler, duymazlar…
Ormanlar yanar, işi gücü yardımı bırakıp hükümet güzellemesi yaparlar…
Ekonomi hakkında tek bir olumsuz paylaşım yapmazlar, birileri ceplerini doldurur, mutludurlar…
Camilerde devletin yaptığı müsrifliği anlatmaz, sadece sabır ve yetinme üzerine edebiyat yaparlar…
Ülkedeki adamına göre adalet umurlarında değildir, çünkü kendilerinin de adamı vardır…
Tek dertleri kadının saçıdır…
Tek dertleri kadının şortudur…
A Milli Kadın Voleybol Takımı’mız o smaçları sadece rakiplere değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün yıllar öncesinde söylediği gibi “içerdeki ve dışardaki bedhahlara” vurmuştur…
Elinize sağlık kızlar…
Sağ olun, var olun…

























