Hakikaten gına geldi..
Sabah kalkıyoruz Fevkani, akşam yatıyoruz Fevkani..
Yok yıkılmalı, yok yıkılmamalı, yok tamir edilebilir, yok edilemez, yok yıkılıp yeniden yapılmalı, yok köprü komple o bölgeden kalkmalı..
Ağzı olan herkes aylardır bu konuyu konuşuyor. İşin ucunda insan sağlığı hatta canı varken, böyle hayati bir konuda konuşması gerekenler hariç herkes konuşmaya devam ediyor.
Kasap konuşuyor, manav konuşuyor ama İnşaat Mühendisleri Odası’nı ciddiye alan yok!
Emekli konuşuyor, işçi konuşuyor ama Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası’nı takan yok!
Öğretmen konuşuyor, doktor konuşuyor ama Boğaziçi Üniversitesi ve ODTÜ gibi üniversitelere yıllarını vermiş işinin uzmanı mühendislere soran yok!
Özetle tam bir Türkiye gerçeğine tanıklık ediyoruz.
Yetkililerde bilgi yok, bilgisi olanlarda yetki yok!
*
Konuya 3 farklı açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum.
Öncelikle bir inşaat mühendisi olarak teknik açıdan bakmak isterim!
Çelik yapılar bakım ve onarımları düzenli bir şekilde yapıldığı sürece betonarme yapılara göre çok daha uzun yıllar varlığını sürdürebilir. Örneğin Fransa’da bulunan dünyaca ünlü La Tour Eiffel (Eyfel Kulesi) 134 yıldır sapasağlam bir şekilde ayakta durmakta ve hala ilk günkü görkemini korumakta.
Ancak bakımı yapılmayan çelik köprülerde zamanla taşıma gücü ve dayanım azalır. Bu da kısmi çökmelere yol açabilir.
Su ve kimyasalların etkisiyle taşıyıcı sistem elemanlarında kesit kaybı olabilir. Paslanmaya eğilimi fazla olan çelik malzemenin belirli aralıklarla boyanması gerekir.
Bağlantı elemanları, kaynak ve perçinlerin sık aralıklarla kontrol edilmesi ve var ise sorunu derhal çözülmelidir.
Bunların yapılmadığı bir köprünün ayakta durması zaten başlı başına bir mucizedir.
Özellikle bir avuç şehir merkezi olan Zonguldak gibi bir yerleşim yerinde her gün yüzlerce aracın trafikte aktığı, altından binlerce insanın geçtiği ve birçok dükkânın olduğu bir yerde sonuç tam bir felaket olabilir.
Dolayısıyla yaklaşık 20 yıldır konuşulan köprü meselesinin hala çözülememiş olması çok ama çok ciddi bir meseledir!
Konuya bir de sosyal açıdan bakacak olursak!
Şehirler tarihi kimlikleriyle var olurlar. Bir kentin, ne olursa olsun sahip olduğu tarihi dokuyu koruması gerekir. Bunu yapacak olan da kenti yöneten yerel yönetimlerdir.
Zonguldak zaten küçük olan şehir merkezinde çok da akıllarda kalan bir tarihi simgeye sahip değil. Bu açıdan bakıldığında belki de Fevkani Köprüsü elimizde kalan tek değer.
Hatırlasanıza 90’lı yıllarda Ulu Cami’nin arka tarafında belediye otobüsü duraklarının hemen ön kısmında bulunan kartpostal satılan yeri. Kimisi tek fotoğraflı kimisi 4’e bölünmüş ve her karesinde ayrı bir Zonguldak fotoğrafı olan kartpostallar. İşte o kartpostalların belki hepsinde vardır örümcek gibi uzanmış 5 ayaklı Fevkani Köprüsü!
Bu tür simgeleri tek kalemde silip atmak kolay olmamalı, aksine mümkün olduğunca yaşatmak hedeflenmeli.
Bir de Zonguldak’ı yönetenlerin yenileme konusunda ne kadar yetersiz olduğu düşünürsek!
2000’li yıllardaki sahil şeridini hatırlayın..
Oturma bankları, çimenler, ağaçlar, parklar..
Mini bir golf oynama alanı bile vardı orada..
Şimdi ne var orada? Masa biçiminde, bir şeye benzemeyen biçimsiz oturma yerleri!
2 sene dedikleri sahil projesi 4 seneye yakın sürdü. Hem de TOKİ’nin yapmasına rağmen. Uzun yıllar bitmeyen hastane inşaatından bahsetmiyorum bile..
Peki sizce Fevkani Köprüsü 2023 yılında yıkılırsa yeniden ne zaman yapılır? 2025? 2028?
Veyahut yıkılıp köprü yapılmadan çevre düzenlemesi kaç yılda biter?
Kaç yılda biter bilemem ama emin olduğum bir şey var ise o da şimdiki belediye başkanının bu çalışmanın sonunu göremeyeceği.
Peki köprü altında yıllardır ekmeklerini kazanan 100’e yakın yer sahibi ne yapacak? Hele 1 ay sonra okullar açılacakken! Belki de sene içinde en çok satış yapacakları zaman da bu insanları oradan çıkarmak vicdanlara ne kadar sığar?
Konuya son olarak siyasi açıdan da bakmak gerek!
2005 senesinde Zonguldak Belediyesi’nin bir mühendislik firmasına hazırlatmış olduğu faaliyet raporuna göre Fevkani Köprüsü’nün üst yapısının hasarlı olduğu, çelik yapının zarar gördüğü, bağlantı noktalarında paslanma ve çürümelerin gözlendiği ve bu sebepten kapsamlı bir güçlendirme veya yıkılıp yeniden yapılması gerektiği tespit edildi. Edildi edilmesine ama bu tarihten 7 sene sonrasına kadar köprü de ne bir bakım ne de başka bir çalışma yapılmadı.
2012 senesinde bakıma alınan köprü 2 sene sonra 2014’de yeniden kullanıma açıldı. Açıldı açılmasına ama aynı yıl ODTÜ köprü için ani çökme tehlikesi nedeniyle yıkılması gerektiğine dair bir rapor yayınlamış. (yayınlamış diyorum çünkü resmi rapora ulaşamadım, sadece gazete haberlerinden var olduğunu öğrenebildim)
Bununla da bitmedi.
Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası 2016 ve 2019’da ki faaliyet raporlarında, köprünün acilen bakım onarımının yapılması veya yıkılıp yeniden yapılması gerektiğine dair rapor yayımladı.
Şöyle diyor rapor : “Kentin tüm ulaşım yükünü çeken Fevkani Köprüsü’nün çelik konstrüksiyonunun her an bir felakete yol açacak kadar risk taşıdığı defalarca dile getirildiği halde, onarımı ya da yenilenmesi için hiçbir şey yapılmamıştır”
2005 senesinden beri güzelim Zonguldak’ı 8 sene AKP, 10 sene de CHP yönetti. Bir kişinin bile aklına gelmedi mi bunca yıl bu sorun?
Bu rapor bilindiği halde köprü üstü otopark olarak kullanılmadı mı?
Köprü üstünde binlerce kişinin katıldığı iftarlar verilmedi mi?
Hangi siyasi partiden olduğu fark etmez, bu tehlike bilindiği halde neden bunlara müsaade etmiş yerel yöneticilerimiz?
Mevcut belediye başkanı 2019 seçim çalışmalarında köprü altı ziyaretinde “Biz daha önce açıklamamıza rağmen halen daha AK Parti’nin seçimi aldığı zaman köprüyü yıkacağım şeklinde açıklamalar duyuyoruz. Bu da bizi üzüyor. Üçüncü kez altını çizerek milletvekilimin başkanımın yanında söylüyorum. Köprü altı esnafımız rahat olsun. Biz yıkmaya değil yapmaya geliyoruz. Güzelleştirmeye, güçlendirmeye geliyoruz. Yıkmak diye bir projemiz kesinlikle yok” dememiş midir?
Bunu yaparak insanlara bile bile yalan söylememiş midir?
Bile bile diyorum çünkü seçimden sonra o zaman ki milletvekili Hamdi Uçar 2021 senesinde yaptığı açıklamada “2014 yılında seçim zamanı köprüyü yıkacağız dedik, oy vermediniz bize. Belediye başkan adayı 2019’da köprüyü yıkacağım mı deseydi? Biz köprünün 2014 yılından beri yıkılmasını istiyoruz” diyerek alenen, açık açık halka yalan söylediklerini itiraf etmemiş midir?
*
Bakın İstanbul Haliç’te yer alan Galata Köprüsü için de benzer bir konu vardı. Yıkılmalı mı bakım mı yapılmalı diye sorular vardı kafalarda. Ne yapıldı? İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı’ndan bir rapor alındı ve bu rapor kimseden gizlenmedi. O raporda “Galata Köprüsü eski köprü olduğu için ömrünü tamamlamaya yakındır. Köprünün yıkılıp yeniden yapılması ya da yenilenmesi gerekmektedir. Ancak yenisinin yapımının yüksek maliyetli olması ve etrafında tarihi alanların çok olması nedeniyle köprü tamir yapılarak çalışmaya devam edebilir." denildi. İnsanlar da doğal olarak rant peşinde koşan belediyelerin raporlarına değil böyle saygın bir üniversitenin raporuna inandı ve köprü bakımları yapılarak yaşamaya devam etti.
Dönelim Zonguldak’a..
Mesela emri vaki yapmak yerine, elimizde şöyle böyle raporlar var demek yerine biraz daha şeffaf olunsa..
Bir bilirkişi ekibi kurulsa önemli üniversitelerin hocalarından..
Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası’nın fikri sorulsa..
Ve denilse ki bu bu sebeplerden yıkılmalı veya onarılarak devam edilmeli..
Yeniden yapmanın maliyeti bu, bakım yapmanın maliyeti bu denilse..
Herkesin içine sinse!
Çok mu zor?


























Emrah FEŞEL Kardeşimin paylaşımına aynen katılıyorum. Fevkani Köprü konusu Belediye Meclisine geldiğinde Meclis üyesi olarak yaptığımız mücadeleyi paylaşmak istiyorum. 04.09.2022 tarihinde Zonguldak Belediye meclisinin 1. Oturumunda Fevkani Köprüsüyle ilgili olarak yapmış olduğum konuşma ve belgelerini paylaşmış olduğum Facebook linki aşağıdadır. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=pfbid0tzX2piuf6q6oHxjDhjxY3Hm41GjeX9YyHRNvi8NMq2Leebj6r7dMNkN6wS5Z1uqsl&id=632695208 08.09.2022 tarihinde Zonguldak Belediye meclisinin 2. Oturumunun tamamını Elmas TV canlı olarak yayınlamıştır. Bu yayının linki aşağıdadır. ( Şahsımın Fevkani Köprüsüyle ilgili olarak yapmış olduğu konuşma 22 – 36. Dakikaları arasındadır) https://www.facebook.com/elmastelevizyonu/videos/364619945744097
tebrik ediyorum konuyu ve cozumu cok guzel.ozetlemissiniz. kiprunun riskli olduguna dair rapor teknik ve bilimsellikten uzak sadece yikilmali demek icin zorlama bir rapor. 2475 yilda bir gerceklesme ihtimali olan depreme dayanikli olmadigi ancak normal olculerdeki depreme dayanikli oldugu test edlimis iken yikilmasi yönundeki karar tamamen bir tercih zorunluluk degildir. ancak nedense zorunlulultan yikilmak zorunda kaliniyor seklinde algi olusturulmasi insani üzuyor. siyasilerin halki dogru yonde bilgilendirmeleri gerekir. kopru yikilma.riski tasiyor olsa kullanmayalim. kapatalim ve tarafsiz ulkemizin ileri duzeyde ehil universitelerinden rapor alinsin. sorun cozume baglansin. inat ve son pismanlik bu sehre hic bir sey kazandirmaz
Son bölümde yapılması gerekeniz açık ve net yazmışsın.. Ancak akıllarında ranttan başka hiç bir şey gelmeyen, rant hayali ile yatıp kalkan bu insanlara gerçeği anlatmak imkansızdır.. İşin başından bu güne sürekli yalan söyleyerek köprünün yıkılması gerektiğini anlattılar.. Bunu da en kötü zamanda yapmayı düşünüyorlar. ODTÜ'nün bir raporu var, onarılmalıdır diyor.. Aynı kişi Prof. olduktan sonra yıkılmalıdır demiş.. Neye ve kime inanacaksın.. Bunlar bir süre önce de Kız Meslek lisesi için benzer bir yalan uydurmuşlardı.. Yıkım yargıdan döndü.. Bunlar şehrin ve ülkenin başına bela başka bir şey değil.. Emrah kardeşim yüreğine ve emeğine sorunu sağlık harika anlatmışsın..
Nasılda kanayan yaraya parmak bastın. Bende orda büyüdüm. Gönlüm yıkılmasından yana hiç değil. Zonguldak denilince ilk aklımıza gelen, arkadaşlarla buluşurken anısı çok. Çok çok üzülürüm yıkılırsa. Zonguldak'ın simgelerini özümüzü koruyalım lütfen.Ranta bakışıyor kimin umrunda.