• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • karabük
  • Bartın
  • Alaplı
  • Gündem
  • İŞÇİ-SENDİKA
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Kilimli Kozlu Gökçebey Devrek Kdz. Ereğli Çaycuma Zonguldak Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
10:28
Kilimli sahil yolunda feci kaza: İŞTE KAZA ANI
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Selma Aydın
  3. CUMHURİYET DEĞERLERİ İŞGAL ALTINDA MI?
Yayınlanma: 30 Nisan 2024 - 16:15
Güncelleme: 30 Nisan 2024 - 16:30

CUMHURİYET DEĞERLERİ İŞGAL ALTINDA MI?

30 Nisan 2024 - 16:15
Güncelleme: 30 Nisan 2024 - 16:30
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Selma Aydın
Selma Aydın
CUMHURİYET DEĞERLERİ İŞGAL ALTINDA MI?

Gündemin ortasına düşen ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli olarak tanımlanan taslak üzerine birkaç kelam edelim düşüncesiyle konuya giriş yapalım. 
Milli Eğitim Bakanlığının on yıllık bir çalışma planı olarak tanımladığı ve kamuoyuna deklere ettiği bir nevi nabız ölçümüne sunduğu ve Türkiye Yüzyılı olarak kodladığı yeni (!) eğitim öğretim müfredatı çok tartışılacağa benziyor. Umarız bu tartışma yerinde ve iş işten geçmeden yapılır.
Bu taslağı tanımlarken Maarif Modeli demeyi uygun görmüşler. 
Taslak gündeme düştüğünden beri kafa karıştırıcı eksik ve taraflı hazırlanmış olduğu konuşuluyor. Yavaş yavaş yükselen sesler önümüzdeki günlerde bu konunun nereye varacağını da mutlaka gözler önüne serecektir.
Şu günlerde yerel seçim sonrası belediyelerdeki değişim ve afiş afiş sergilenen hatta biraz da görgüsüzce bulduğum alacaklı verecekli muhabbeti daha çok gündeme oturmuş olsa da, umarız eğitim öğretim konusunda hazırlanan taslak geç kalınmadan dikkat çeker.
Bu konunun gündeme düştüğü ilk andan itibaren Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay katıldığı bir TV programında düşüncelerini kamuoyuyla bütün çıplaklığıyla paylaşıyordu.  Süreç içinde tespitleri sonuca ne denli etki edecek, bunu zaman gösterecek.
Özbay’ın dikkat çektiği önemli noktaların başında özellikle Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Atatürk’ün Cumhuriyet ile birlikte hayata geçirdiği ilkeler ve inkılapların gelecek kuşaklara unutturulmaya çalışıldığı geliyordu. 
Tarikatlar ve din sömürücülerinin kayırıldığına, eğitimin daha çok din dersleri üzerinden programlandığına ve bunun zorunlu kılındığına dikkat çekiyordu Özbay. Eskide kalan terimlerin yenilikçi düşüncenin aksine, yeniden bu taslak üzerinden güncellenmeye çalışılması, kesilmemiş bir hesabın var olduğunu gösteriyor diyordu.
Yıllardır aynı safta oldukları açıkça bilinin Cumhuriyet ideolojisinin düşmanı olan bu din merkezli kesimin, algı kırmak adına kendi aralarında kurguladıkları içine biraz da ajitasyon katarak sıyrılmaya çalıştıkları oyunlarda biliniyor diyordu Özbay.
Aynı safta birlikte hareket etmekten hiç vazgeçilmediğini saptaması ise konuşmasında dikkat çekici bir başka detaydı.
Birbirlerini karalayarak algı yaratan cemaat sevicilerinin rotalarından hiç şaşmadığını, bilakis bu şekilde davranarak var olan Atatürk ideolojisini yıkma planı kurduklarını, sözde karalama politikalarıyla kamuoyuna farklı bir resim vermeye çalışılırken, özde işbirliklerinin devam ettiğini ve nihayetinde de din üzerinden gelecek nesli biçimlendirme çabaları içine girildiğini öne sürüyordu. 
Bunun sanılandan çok daha ciddi bir tehlike olduğuna özellikle dikkat çekilmesi, güne düşen ve üzerinde durulması gereken bir başka uyarı niteliğindeydi adeta.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli; Mecliste yasalaştırılmadan önce gelecek olan reaksiyonların derecesine göre ya yürürlüğe sokulacak yahut yeniden biçimlendirilecek.  Cumhuriyet yüzüncü yılına erişmiş ve bunu kutlarken, eğitim öğretim konusu üzerinden gündeme düşen bu taslak ile belki de en zorlu mücadelesi verecek.
 Peki, kimler verecek bu mücadeleyi, elbette Türkiye Cumhuriyetinin eğitim neferleri başta olmak üzere tarihine ve geleceğine sahip çıkmak zorunda olan herkes, Atatürk Türkiye’sini benimseyen herkes bu konuda kendini sorumlu hissedecektir mutlaka.
Malum son yirmi yıllık süreç de ülke yönetiminde başı çekenlerde her şeyi bilmek gibi bir hadsizlik ortaya çıktı. Sonuçları ağır ödenen bu acemilik umarız eğitim öğretim konusunda da deneme yanılma yöntemiyle zaman kaybettirmez.
Zira işin ucunda zamanın ötesinde gelecek nesiller olduğu düşünülürse, konunun hassasiyeti kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Ekonomi, sağlık, teknoloji ve bilumum yaşamsal gerekliliklerin altını dolduramayanlar Başöğretmen olmaya heveslenirlerse bu konunun hassasiyetini buyurun siz yorumlayın. Atatürk gibi bir dünya liderini Başöğretmen olarak tarihine yazan bir ulusun kuruluş kodlarıyla oynamak neredeyse insan DNA’sı ile oynamakla eşdeğer. Bu gibi oyunlarla harcanılan zamana üzülüyor insan çünkü altında büyük bir kin ve büyük bir hazımsızlık olduğunu görüyorsunuz.
Eğer çok istiyorlarsa ideolojilerini hayata geçirmeyi, bunu Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yeni yüzyıl oyunuyla değil, kendileri bir vatan kazanarak yapmalılar, kazanılmış bir vatanı sömürerek değil diyordu Özbay.
Atatürk’ün izlerini silmek için gösterilen çabaya öfke duymamak mümkün mü? Bunu kabullenmeye zorlanmak zamanı boşa harcatmaktan öteye gidemiyor, hatırlarsak eğer T.C. rahatsızlığı duyanlar üzerinden bunu çok kez deneyimledik. Keza andımızın kaldırılması Milli değerlerimizin şeklen ve içerik olarak verdiği rahatsızlıktan olmalı ki göz göre göre yok saymaya gitmişler ancak tamamında muvaffak olamamışlardı.    
Bütün dayatmalara ve baskılara rağmen görülüyor ki ne kadar istemeseler de sonunda aslına rücu ediyorlar. Öyleyse bunu kısa yoldan kabullenip önüne bakmalı bu ülke. Geleneklerine bağlı ama çağdaş bir dünyaya yüzünü dönerek, eşit, özgür yaşamalı her ferdi.
Bir ileri iki geri birbirini ayrıştıran dilden, tavırdan, eylemden, söylemden gına gelmedi mi size de.  
Dünya konjonktüründe hatırı sayılı bir güçte yer alabilmek adına bilimin hızına, ilim gücüne hiç kuşkusuz ihtiyaç var. Fakat ne yazık ki bambaşka fikirlerle, bambaşka niyetlerle boğuşuyoruz. Rüştünü ispat etmiş bir ulusun yönetim biçimini ve kodlarını yok sayarak, yeni bir ülke kurmaya meyletmek, Türkiye Cumhuriyetinin varlığına yapılmaya kalkışılmış büyük bir kötülük ve haksızlık olur ancak. 
 İnsanın aklına ister istemez şeytan karışıyor. Sahiden de Türkiye Cumhuriyetine kötülük mü yapılmak mı isteniyor.  Türkiye Cumhuriyetinin kurucularına işlerine gelince sahip çıkıyormuş gibi yapıp, işlerine gelmeyince de tarihe gömmek için fırsat yaratmakla iştigal etmek, bu ülkenin değerlerine yapılan en büyük hadsizlik olsa gerek. 
İleriye gitmek, dünyaya bilimle, sanatla fark atmak varken sadece ideolojik savaşlar üzerinden yavaş yavaş içi boşaltılan kavramların ve unutturulmaya çalışılan ulus değerlerinin geri kazanımı için mücadele edilir oldu, en azından belli bir kesim bunu görev edindi. Şu durumda karşılıklı bir restleşme üzerinde sürekli zaman kaybediliyor.
Toplum katmanlarında bir şekilde milli duyguların, ulus değerlerinin ortadan kaldırılması adına dayatılan baskıcı zihniyet, şimdide Türkiye yüzyılı adı altında ulus değerlerinin de içini tamamen boşaltarak bambaşka bir yöne doğru rota çiziyor görünüyor.
Zaten hanidir kimi gizli, kimi aşikâr Atatürk değerlerinin sorgulandığı, milli bayramların, ulusal birlikteliklerin sekteye uğratıldığı zamanların içinden geçtiğimizi deneyimlemek zorunda bırakıldığımızı biliyoruz, şimdi ise tamamen unutturulmaya çalışılıyorsa, takınılacak tavrın ne denli elzem olduğu göz ardı edilemez, edilmemeli.
Önemli olan bu süreç içerisinde ne yapıldığı bundan sonraki dayatmalarda bambaşka bir yöne doğru çizilen rotaya karşı nasıl bir duruş ve yahut nasıl bir tepki verileceği söz konusu, şu durumda kararlı bir duruş, önemini ayan beyan ortaya koyuyor diyebiliriz. 
Oluşturulan bu gündemde ana muhalefetin duruşu dikkatle takip edilecektir. 
En azından Cumhuriyet değerlerine Atatürk İlkelerine bağlı kalanların konuya hassasiyet içinde yaklaşacaklarını ve Cumhuriyet değerlerine her koşulda ve daima sahip çıkacaklarını düşünüyorum.
Henüz toplumun tüm katmanlarında süreç ile ilgili genel bir bakış açısı ya da durumun hassasiyetiyle ilgili bir çıkarım yapılamamış olabilir çünkü toplum aymadan önce oldu bitiğe getirilmesi daha önce de yapıldığı üzere olası görünüyor. 
 Laik Atatürk Cumhuriyet rejimi bu toprakların bağımsızlığının simgesidir bunu tarih yazan binlerce şehit kanlarıyla canlarıyla ödemiştir. Dini sömürenlerin kendini Tanrı ilan edenlerin tez vakit akılları başlarına gelir umarım. İnanç sistemi öyle kişiye özel kurgulanabilecek bir oyun değil zira.  
Merak edenler ve bir fikir sahibi olmak isteyenler için konuyla ilgili bilgi sahibi olabileceğimiz link aşağıda verilmiştir.

www.meb.gov.tr

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Şenol Kuşcu.
1 yıl önce

Böyle değerli bir yazının kalemini bütün kalbimle. tebrik ederim. Alkışlıyorum. 100 eğitim fakültesinden binleri bulan eğitimcisi nin olduğu ülkemde böyle bir yazıyı kaç eğitimci yazabilirki.

Cevapla
Beğen (2)
Beğenme (0)
Muharrem AKMAN
1 yıl önce

Atatürk'süz müfredat olamaz.. biz dinimizi de örf adetlerimizide öğreneceğiz.. modern bilimden asla uzaklaşmaya lüksümüz yoktur emeginize sağlık kutlarım

Cevapla
Beğen (2)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • BÜYÜTEÇ - 26 Nisan 2026
  • EBEVEYN ORTAKLIĞI EŞİTTİR İYİ İNSAN  - 16 Nisan 2026
  • ZONGULDAK: Kayıkçı Kavgasından Hakikat Mücadelesine - 07 Nisan 2026
  • Kültürün Direnci - 22 Mart 2026
  • BİR İNANCIN İZLERİNDE KADIN ve YILKI ATLARI - 04 Mart 2026
  • Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi - 23 Şubat 2026
  • Aşk Kutsal mıdır? Yoksa Bir Heves midir? - 13 Şubat 2026
  • HABABAM SINIFI ve ROVSHAN MAMMADOV - 07 Aralık 2025
  • KASTAMONU - 19 Eylül 2025
  • ALEV ve KÜL - 10 Temmuz 2025
  • ZONGULDAK - 11 Haziran 2025
  • YAŞAMAK YALAN DEĞİL YASAK - 25 Aralık 2023
  • ÇOK TUHAF  - 22 Ağustos 2023
  • DÜNYANIN MI PİLİ BİTTİ YOKSA AKLIMIZIN MI? - 11 Ağustos 2023
  • SUYU BULANDIRMAK - 25 Temmuz 2023
    Köşe Yazarları
    Erol Çakır
    Erol Çakır
    "Kral kaybederse",İflas ve Mercan…
    Yaşar Cengiz Alpan
    Yaşar Cengiz Alpan
    HEPSİ RASLANTI MI, HEPSİ TESADÜF MÜ ?
    Şenol Kuşcu
    Şenol Kuşcu
    ÜNİVERSİTEMİZE YENİ BİR REKTÖR ARANIYOR!
    Ahmet Öztürk
    Ahmet Öztürk
    Yerin altından akademi kürsüsüne: "Anlatılan bizim hikâyemiz"
    Mustafa Özdemir
    Mustafa Özdemir
    Abim…
    Fahri Bozbaş
    Fahri Bozbaş
    HER BİRİ VAZGEÇİLMEZ CİHAN PARÇASI
    Mete Arif Tokmak
    Mete Arif Tokmak
    Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek
    AYNUR MUSLU
    AYNUR MUSLU
    KARA ELMAS, KARA TALİH, KARA HABER, KARARAN YAŞAM
    Gülden Işık
    Gülden Işık
    "Bu Şehirde Doğup Büyümemişler ki"
    Cemalettin Sağtekin
    Cemalettin Sağtekin
    "Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…"
    Mustafa Yüce
    Mustafa Yüce
    ZONGULDAK'IN SİNEMA EMEKTARLARI 1: ÖZKAN GÜREL
    Bingül Öz
    Bingül Öz
    TOKSİK BAĞ
    NURDAN PAR ASLAN
    NURDAN PAR ASLAN
    Radyodan Podcast'e: Sesin Zamanla Yolculuğu
    Selma Aydın
    Selma Aydın
    BÜYÜTEÇ
    Seyfi Boyraz
    Seyfi Boyraz
    ZONGULDAK'A ATILAN BÜYÜK KAZIK
    Emrah Feşel
    Emrah Feşel
    BAŞKAN!
    Kılçık
    Kılçık
    Muhtar Selim Yalan
    Yüksel Yıldırım
    Yüksel Yıldırım
    FOTOĞRAFTAKİ BASAMAKLI KÜRSÜYÜ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
    Fikret Gökçe
    Fikret Gökçe
    ASIRLIK GAZETE; BARTIN
    Hayri Sarı
    Hayri Sarı
    O İŞ BÜYÜKLERE KALDIYSA
    Çok Okunan Haberler
    TTK’DA KRİTİK KARAR!
    TTK’DA KRİTİK KARAR!
    "BABAANNEMİ BİLE BİLE ÖLÜME SÜRÜKLEDİ" 
    Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
    Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
    Ana Sayfa
    karabük
    Bartın
    Alaplı
    Gündem
    İŞÇİ-SENDİKA
    Ekonomi
    Dünya
    Sağlık
    Politika
    Magazin
    Kilimli
    Kozlu
    Gökçebey
    Devrek
    Kdz. Ereğli
    Çaycuma
    Zonguldak
    Spor
    Kültür-Sanat
    Bilim ve Teknoloji
    Eğitim
    Yerel
    Asayiş
    Genel
    Çevre
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Yerel Haberler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Hava Durumu
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • Asayiş
    • Bilim ve Teknoloji
    • Çevre
    • Dünya
    • Eğitim
    • Ekonomi
    • Genel
    • Gündem
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Politika
    • Sağlık
    • Spor
    • Yerel
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Yerel Haberler
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Hava Durumu
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.