Adam valizle gümrüğe girmiş. Gümrükçü sormuş:
-Ne var valizde ?
-Kuş yemi memur bey
-Aç bakalım valizi!
Açmışlar altın kol saati dolu
-Ulan sahtekar hani kuş yemiydi..!!
-Valla ben kuşlara vericem abi, artık yerlerse..!!
Bir kamu kuruluşu olan, ancak Varlık Fonuna devredilmiş TPAO’nun, uzun yıllar süren emek ve çalışmaları sonucu Karadeniz açıklarında doğalgaz kaynağı tespit etmesi kuşkusuz sevindirici bir haberdir. Ancak, rezervden bahsedebilmek için daha fazla sondaja, test ve ölçümlere ihtiyaç vardır. “Müjde” adı altında yapılan alelacele açıklamalar tamamen politik amaçlar gütmektedir.
Sahada yapılan çalışmalar genişletilip jeolojik kaynağın bulunması tek başına yeterli değildir. Bulunan kaynağın işletilebilirliği, sahanın jeolojik ve jeofizik yapısı, sondaj, üretim ve nakliye maliyetleri hesaplanarak kaynağın işletilebilir olup olmadığının mali ve teknik fizibilite analizinin yapılması gerekmektedir. Bunların sonucunda, rezervin tespiti mümkündür. Dileğimiz, rezervin elbette daha da yüksek olmasıdır.
Ayrıca, 1954 yılında kurulan, TPAO’da, son yıllarda, nitelikli, deneyimli onlarca uzman devre dışı bırakılmış ve emekliye zorlanmışlardır. TPAO’da az sayıda da olsa deneyimli insanlar elbette vardır. Arama, üretim, taşıma, rafinaj, dağıtım, kamu eliyle yapılması gerekirken, artık bunların birçoğu, dışarıdan hizmet alımı yoluyla gerçekleştirilmektedir.
AKP, yıllardır uyguladığı yanlış enerji politikaları ile ülkemizi tamamen dışa bağımlı hale getirmiştir. Birincil enerji (enerji ihtiyacımızı doğrudan karşılayan doğal kaynaklar) tüketiminde dışa bağımlılığımız yaklaşık %70 oranındadır.
YALANLAR
Muktedirler, sadece Sakarya sahası için 710 milyar metreküp üretilebilir rezerv iddiasında bulunmuşlardı
Daha sonra MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü).web sayfasında Sakarya dahil, tüm Türkiyenin yerinde gaz rezervlerini 567 milyar metreküp olarak açıkladı.
Devletin bir kurumunda böyle gayrı ciddi bir durum olur mu…?(Hay allah fazla yalan söyledik herhalde deyip, nasıl bir analiz değişikliği yaptılar da 143 milyar metreküp azalttılar henüz anlayamadık..!)
Esas ilginç olanı, Üretilebilir gaz rezervlerini ise 561 milyar metreküp olarak yayınladılar.
Burada iki büyük sorun var.
Birincisi 710 milyar metreküpten 567 milyar metreküpe düşmesi..!
İkincisi ise, asıl rezalet bunun 561 metreküpü’nün üretilebilir rezerv olarak açıklanması.
Yani kurtarım faktörü%99… ( Sayın Necdet Pamir’den bizzat aldığım bilgi…)
Böyle bir yalan var mı…?
Gelen tepkiler üzerine,
MAPEG, aşağıda gördüğünüz kendi web sayfasındaki tabloyu yayından kaldırdı.

Bu başlı başına skandal bir yalandır…
Üretime gelince,
İlk derin deniz sondajına 2017 tarihinde başlan Karadeniz gazında, iktidar tarafından ifade edilen gaz üretim tutarlarına hala ulaşılamadı…
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Kasım 2021 tarihinde Sakarya Gaz Sahası için "İlk fazda 10 kuyudan günlük 10 milyon metreküp üretim yapmayı planlıyoruz, ikinci fazın tamamlanmasıyla bu rakam 40 milyona çıkacak" açıklamasında bulunmuş, dönemin Enerji Bakanı Fatih Dönmez ise Sakarya’daki bu doğalgaz üretiminin başlangıç tarihini 2023 yılı olarak belirtmişti.
Filyos tesisi, gaz rezervlerinin yüksek olduğu iddiasıyla her biri günlük 10 milyon metreküp gaz işleme kapasitesine sahip 4 fazdan oluşturuldu. İlk faz devasa harcama yapılarak seçim öncesi işletmeye alındı. Diğer 3 platform da gaz üretimi arttıkça teker teker kurulup işletmeye alınacaktı. Ancak beklenen miktarda gaz üretilemedi. Günlük gaz üretiminin 2023 yılı sonuna kadar 10 milyon metreküpe, sonraki yıllarda da 40 milyon metreküpe ulaşacağı söylenmişti.
DOĞALGAZ ÜRETİMİ , henüz günlük 10 milyon tona çıkamadı…(Ocak 2025 de çıkacaklarını söylüyorlar.)
Filyos’ta GÜNLÜK ÜRETİM 7 milyon metreküp Ülke’de GÜNLÜK TÜKETİM ise 260 milyon metreküp…! (Kaynak: ETKB, EİGM (Günlük tüketimler 6 Aralık Cuma )
Bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere…;
Karadeniz’de bulunduğu iddia edilen doğalgaz rezervinin ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını bitireceğini, cari açığı kapatacağını söylemek, dış borcun kapatılacağı masallarıyla bayram havası estirmek, aklımızla alay etmektir.
SIRLAR-SORULAR…
Erdoğan’ın seçim vaadi olan, Karadeniz Gazı’nın keşif, sondaj ve kullandırım aşamasındaki tüm maliyetler de adeta sır gibi saklanıyor.
Karadeniz gazında maliyetler sır…! Başlıklı geçtiğimiz aylarda ulusal basında çıkan bir haber üzerine, adı geçen, CHP Milletvekili Sayın Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ile de bir görüşme yaptım.
Köprüler, şehir hastaneleri, otoyolların anlaşmalarının ticari sır olduğuna alışmıştık; kendi çıkardığımız doğalgaz da mı sır olacak?" diyerek,
TBMM de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan’ı Alpaslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle bazı sorular sormuş. Sayın Milletvekili…
1- Faz-2 projesi kapsamında üretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere tedarik edilen yüzer üretim tesisinin maliyeti ne olmuştur ?
2- Boru hattında sürekli arızalar meydana geldiği ve bu nedenlerle mevcut sözleşmelerinin iptal edileceği ve yeni bir hat yapımı gerçekleşeceği iddiaları doğru mudur?
3- Sakarya Gaz Sahası’nda iptal edilen sözleşmeler var mıdır? Varsa hangi sözleşmeler, ne gerekçe ile iptal edilmiştir?
4- Sakarya Gaz Sahası’nda bulunan Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin sismik araştırma gemilerinin; Fatih ve Yavuz sondaj gemilerinin, daha çok kuyu tamamlama faaliyetlerinde kullanıldığı anlaşılan Kanuni sondaj gemisinin ve bunlara eşlik eden Platform Destek gemilerinin gaz rezervi arama, bulma ve bulunan rezervleri çıkarma maliyetleri nedir?
5- Söz konusu sondaj gemileri, ihaleyle mi alınmıştır? Satın alma, bakım onarım, “start-up” maliyetleri için ne kadar para ödenmiştir?
6- "Yerli ve milli" olarak üretileceği söylenen gazın üretimi işinin “anahtar teslimi” verildiği Schlumberger-Subsea Seven ve Wood konsorsiyumuna ödenen bedel nedir?
7- Doğalgazla birlikte hatta giren kumun borularda ve vanalarda tahribat yarattığı iddiaları doğru mudur? Doğruysa, bu neden öngörülememiştir?
8- Bugüne kadar yapılan işlerin toplam maliyeti nedir? İkinci faza geçilmesi durumunda toplam maliyet ne olacaktır?
9- Bugüne kadar üretilen doğalgazın metreküp maliyeti nedir?
10- 2026 yılında günde 40 milyon metreküp üretim hedeflenmekteydi. Bugün ilk faz için belirlenen hedef olan 10 milyon metreküp üretiminin gerisindeyiz. Bu durumda günde 40 milyon metreküp hedefine ne zaman ulaşılacaktır? İddia edilen rezervin optimum koşullarda üretilebilmesi için kaç kuyu açılması gerekmektedir? Bugüne kadar Sakarya Gaz Sahası’nda açılan kuyuların ortalama maliyetleri ne kadardır?
11- Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdulhamid Han sondaj gemilerinin keşif çalışmalarına başladığı tarihten bugüne kadar buldukları doğalgaz rezervi miktarı (yerinde doğalgaz rezervi ve üretilebilir doğalgaz rezervi) ve faaliyetlerinin toplam maliyeti nedir?
12- Asli görevi, petrol ve doğalgaz arama, sondaj ve üretimi olan TPAO’nun yönetim kurulunda tek bir yerbilimcinin (petrol mühendisi, jeolog, jeofizikçi, vb.) bile yer almamasını nasıl açıklarsınız?
13- Filyos Doğalgaz İşleme Tesisi’nin TPAO’ya maliyeti nedir?
Bu soruların cevaplarını, Sayın M.vekili ile bizzat görüştüğümde, Aralık 2024 tarihi itibariyle henüz alamadığını ifade etti.!
Sadece, deniz dibine döşenen boru hattı için (170 km) İtalyan Saipem’e (Bakanlığın açıklamalarına göre, doğru bilgiyse tabiiki…!) 700 milyon dolar ödendiğini biliyoruz.
Birde OLMAYAN GAZA YENİ PLATFORM alındı.
Filyos tesisi işlemek için yerli ve milli gaz bulamazken iktidarın sürpriz bir kararla günlük 10 milyon metreküp gaz işleme kapasiteli yüzer platform satın almasına anlam verilemedi.
Karadeniz’de bulunduğu söylenen doğal gaz daha üretilmeden, alelacele 125 milyon dolara yüzer platform satın alınması devasa paralar harcanarak kurulan Filyos gaz işleme sahasını atıl duruma düşürdü. Yeni alınan yüzer platform denizden gazı çıkarmayacak, tıpkı Filyos’ta kurulan tesis gibi çıkmış gazı işleyip sisteme verecek.
Platformun alınmasıyla günlük gaz işleme kapasitesi 50 milyon metreküpe çıktı. Ancak ortada işlenecek yeterli miktarda gaz yok.
Patlamış platformu 125 milyon dolara aldık’ başlığıyla ilk kez kamuoyuna duyurduğu yüzer doğal gaz işleme platformu ciddi soru işaretlerine yol açtı. İktidar, Karadeniz gazını işlemek için Filyos’a devasa bir tesis kurdu. Net bilgi olmasa da, 5 milyar dolardan fazla para harcanarak kurulduğu belirtilen tesis denizden çıkarılan gazı işleyip kullanılabilir hale getirecekti.
FİLYOS’taki 3 ÜNİTE NE OLACAK ?
Doğal gazı denizden çıkarma hedefine ulaşamayan Türkiye’nin daha önce 9 işçinin öldüğü, 26 işçinin yaralandığı bir patlamayla ağır darbe almış bir yüzer gaz işleme platformu satın alması şu soruları gündeme getirdi:
Milyarlarca dolar harcanmış Filyos tesisi varken, yüzer platforma niçin ihtiyaç duyuldu? İkinci 10 milyon metreküp gazı Filyos tesisi işleyemeyecekse 3 ve 4’üncü 10’ar milyon metreküplük gazlar nerede ve nasıl işlenecek?
Patlamadan sonra tamir edilirken 23.5 metre kesildiği söylenen platform teknik olarak işletmeye uygun mu? Petrol rafinerisi için yapılmış platformu doğal gaza dönüştürmek için ne kadar para harcanacak?
AKP iktidarının verdiği, müjde kapsamındaki yalan sayısı, tüm insanlık tarihi boyunca verilen müjdelerden kat be kat fazladır diye düşünüyorum.
Unutmamak gerekirki, İslam dininde yalan söylemek en büyük günahlardan biridir.
Yalan söyleyerek kul hakkı yemek de başka büyük bir vebaldir.
Ama çok daha acı olanı, kendi halkını unutkan olarak gören, her ne yalan söylerlerse söylesinler/her ne yanlış yaparlarsa yapsınlar kendilerine oy verileceğine inanan bir siyasi iktidarın hala bizi yönetiyor olmasıdır.(maalesef seçmenin bir kısmı bu duruma örnek gösterilebilir)
AKP iktidara geldiğinden bu yana, petrol, doğalgaz ve diğer değerli madenler için müjde sağanağına tuttu hepimizi.(Yazmaya kalksam, sayfalar almaz…)
Bu kadar yıl sonra, en azından bu rezervlerin yarısının çıkarılıp işlenmesi, değer yaratması, halkın refahını arttırması beklenirdi.
En kötü kişi başı 1 galon petrol/10 metre küp gaz ya da 1 gram altın düşmesi gerekirdi..! Şaka yapıyorum elbette… (yalnız, payına düşeni alan varsa mesaj atabilir)
Ez Cümle…
Yerli enerji kaynaklarımız, yöre halkının onayının alınması şartıyla, çevre kirliliğine duyarlı bir şekilde elbette değerlendirilmeli.
Madencilik ve enerji sektöründe, özelleştirilen tüm kamu kaynakları yeniden kamulaştırılarak yeni bir madencilik ve enerji politikası uygulamaya geçilmelidir.
























Çalışma, emek ürün değerli bir yazı. Tebrik ederim. Kaleminize , zihninze sağlık dilerim.
Hocam sizin tedrisatınızdan geçtik... İyi ki varsınız... Saygılarımı sunarım...
Sevgili kardeşim senin kaleminden doğrular ve gerçekler dökülürken ülkemizi yönetenlerin dillerinden ve matbaalarından yalan ve israf akıyor. Yersek?????????????????