• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • karabük
  • Bartın
  • Alaplı
  • Gündem
  • İŞÇİ-SENDİKA
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Kilimli Kozlu Gökçebey Devrek Kdz. Ereğli Çaycuma Zonguldak Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:03
Seçim Gerginliği Yargıya Taşındı: 20 İsim İfadeye Çağrıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Cemalettin Sağtekin
  3. İLİÇ'de 365 GÜNDE NELER YAŞANDI…
Yayınlanma: 13 Şubat 2025 - 11:22

İLİÇ'de 365 GÜNDE NELER YAŞANDI…

13 Şubat 2025 - 11:22
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Cemalettin Sağtekin
Cemalettin Sağtekin
İLİÇ'de 365 GÜNDE NELER YAŞANDI…

Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim

Akar suyun, meyve çağında ağacın

Serpilip gelişen hayatın düşmanı

Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına…

“Nazım Hikmet”

 

Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat’ta yaşanan liç yığını kayması faciasının üzerinden 365 gün geçti.

Yerel saatle 14.28’de yığın liç malzemesi altında kalarak, 9 maden emekçisi can verdi…

Faciaya ilişkin 3 ayrı Komisyon oluşturuldu…

Meclis Araştırma Komisyonu / İliç Bilirkişi Komisyonu / ETKB Teknik Bilirkişi Komisyonu

-Meclis Araştırma Komisyonu 64 günde kurulabildi…!

80 gün sonra İliç’e gitti…!

-Bilirkişi Komisyon raporu faciadan 102 gün sonra çıktı…!

-ETKB Teknik Bilirkişi Komisyonu 45 gün sonra kurulabildi…!

Bu komisyon faciadan 70 gün sonra İliç’e gitti…!

Raporu faciadan 220 gün sonra Bakanlığa sundular…!

Bu Komisyon Kamu çalışanlarından, konularına hakim meslektaşlarımızdan oluşturulduğu için doğru sonuçlara ulaştıklarını düşünmek istiyorum…

Bakanlık Kamuoyu ile bu raporu henüz paylaşmadı…

Sonuçlar Anagold açısından rahatsız edici herhalde…!

Ayrıca şu durum da çok dikkat çekici…

2020 yılından sonra ETKB bağlı kuruluşu statüsünde olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından Anagold’un, işletme projesine yönelik, üretim yapılan açık ocaklarındaki denetimlere bakıldığında,

16.09.2020 tarihli mahallinde tetkik ve inceleme raporunu başlangıç olarak kabul edersek…

Özetle:

“Sahadaki faaliyetlerin projesine uygun şekilde yürütülmediği”

Ve 2023 Eylül ayına kadar yapılan son tetkik ve incelemeye kadar ki 6 ayrı tetkik ve inceleme raporlarında da “Sahadaki faaliyetlerin projesine uygun şekilde yürütülmediği”, ifadesi yer almakta…

Tüm bu olumsuz tespitlere rağmen,

Bugüne kadar Türkiye’de meydana gelen maden facialarının hangisinin hesabı soruldu…?

Hoş hangi faciaların hesabını sorabildik ki…? ( Deprem-yangın ve diğerleri…)

Geriye döndükçe yüreğimiz yanıyor…

Sadece 80 sonrasına bir bakalım…

Tablo daha da kararıyor ve insanlığınızdan utanıyorsunuz…

Çocukluğumun ilk travmasıydı…

Kandillide yaşıyorduk o yıllarda…

7 Mart 1983 TTK/ Armutçuk 103 Madenci hayatını kaybetmişti...

Unuttuğumuz, diğer faciaları hatırlayalım…(Atladıklarım olabilir)

1983 Nisan, TTK/Kozlu, 10 Madenci

1983 Temmuz, Amasya/ Yeniçeltek, 5 Madenci

1987 Ocak, TTK/Kozlu, 8 Madenci

1990 Ocak, TTK/Amasra, 5 Madenci

1990 Şubat, Amasya/Yeniçeltek, 68 Madenci  

1992 Mart, TTK/Kozlu 26,3 Madenci 

1995 Mart, Yozgat/Sorgun, 38 Madenci

2003 Ağustos, Erzurum/Aşkale, 3 Madenci

2003 Kasım, Karaman/Ermenek, 10 Madenci

2004 Eylül, Kastamonu/Küre, 19 Madenci

2005 Nisan, Kütahya/Gediz, 18 Madenci

2006 Haziran, Balıkesir/Dursunbey, 17 Madenci

2009 Aralık, Bursa/M.Kemalpaşa, 19 Madenci

2010 Şubat, Balıkesir/Dursunbey, 17 Madenci

2010 Mayıs, TTK/Karadon, 30 Madenci

2011 Şubat, Afşin/Elbistan, 11 Madenci

2013 Ocak, TTK/Kozlu, 8 Madenci

2014 Mayıs,  SOMA, 301 Madenci

2014 Ekim, Karaman/Ermenek, 18 Madenci

2016 Kasım, Siirt/Madenköy, 16 Madenci

2018, Balıkesir/Dursunbey, 18 Madenci

2022 Ekim, TTK/Amasra , 43 Madenci

2024 Şubat, Erzincan/İliç, 9 Madenci

 

Bu son İliç maden faciası, iktidarın felaketleri hazırlayan anlayışını iyice ortaya çıkardı…

Halkı aldatmak adına, depremde ve Kartalkaya otel yangınında da yaptıkları gibi, “algı” yönetimine nasıl başvuruldu hatırlayalım…

Önce ilk ağızdan; "Çevre Bakanlığının ANAGOLD madeninin izin ve lisansını iptal ettiği” haberi yayıldı.

Böylece İktidarın “Bir adım sağa bir adım sola at, ama hep istediğini yap!” politikası yine uygulandı.

Ancak, “AKP’nin mumu bu kez yatsıya kadar” yanamadı.

Halkı kandırmak için yapılan manevra hemen ortaya çıktı.

Çünkü CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda,

“Söz konusu altın madeninde yaşanan felaket sonrası; İşletmenin çevre izninin ve lisansının iptal edilmesine rağmen, Enerji Bakanlığının ANAGOLD’a verdiği 6 işletme ruhsatının iptal edilmediğini” duyurdu.

Anlaşılan o ki çok uluslu bu şirket, “Sömürge ülkelerinde uyguladığı vahşi çalışma koşullarını, Türkiye’de de aynen ve sorunsuzca” sürdürmekte…

Nitekim ANAGOLD’un, Fırat Nehri'ne sızdırdığı tespit edilen siyanür ve ağır metal kimyasalları nedeniyle milyonlarca ceza aldığı, ancak daha sonra bu cezasından vazgeçildiği iddiaları da gündemde yerini aldı…

Madenlerin çıkarılması ciddi bir iştir.

İnsanın yaşayacağı doğa ve çevreye zarar vermeden usulüne uygun teknik ve ustalık isteyen bir sektördür.

Doğa ve toprağın tahribi, dönüşü olmayan yokluklara neden olur.

Bu bilinçle Cumhuriyetimiz 1935 yılında, maden ve hammadde kaynaklarını araştırmak, rezerv ve tenörlerini (kapasite, hacim) tespit ederek ekonomiye kazandırmak adına “Maden Tetkik ve Arama” MTA Genel Müdürlüğünü kurmuştur.

Bu kurum çok ciddi çalışmış, ruhsatlar yine devlet kurumu olan ETİBANK’a devredilmiştir…

AKP iktidarı gelene kadar toplam 1200 maden ruhsatı vererek ülke ekonomisine katkı sağlanmıştır.

Madenlerimizi emperyalist anlayışa peşkeş çekmeyi hedefleyen iktidar ise, iktidarı süresince 386 bin maden ruhsatı vermiştir.

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde bulunan yetkiyle ve tek imzasıyla verilen bu ruhsatlar sonucunda; Tema Vakfının verilerine göre, “Tarım alanlarının yüzde 57’si, meraların yüzde 55’i doğal koruma alanlarının yüzde 57’sinde” maden aramaya müsaade edilmiştir.

Kısaca, bu ruhsatlar illerin yüzölçümlerinin yüzde 63’ünü kapsamaktadır!

Ülke topraklarının yarısından fazlası, maden arama ruhsatıyla birilerinin elinde delik deşik edilmektedir.

Ülke yer altı kaynaklarının hınçla peşkeş çekilmesi, ülkenin doğası ve insanının yaşamını da doğrudan tehlikeye sokmaktadır.

Nasıl mı?

Örnek olarak ANAGOLD şirketine verilen İliç’i ele alalım!

İliç, meşhur “Erzincan Peynirinin” üretildiği, 260 bin küçükbaş hayvanın beslendiği meralar ve çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirildiği sulak topraklardan oluşurdu.

Orada yaşayan yurttaşlarımız çalışkan ve üretkendiler.

Yaşamlarını mutlu ve kısmen de olsa refah içinde sürdürürler-di…!

Ta ki bazı işbirlikçiler gelip, "Burada altın çıkacak, hepiniz çok zengin olacaksınız, ev ve araba alacaksınız” diyene kadar.

ANAGOLD, siyasal İslamcılar ve açgözlü yetkililerin katkısı ve baskısıyla bu verimli araziyi, maden sahası olarak ele geçirdi.

Sonra; ANAGOLD, iki verdiyse 98 aldı.

Nasıl mı?

Ruhsat için hazırlanan ÇED raporuna (s.169) göre; “Şirket 2019-2044 yılları arasında 23milyar dolar değerinde 269 ton altın çıkarmayı hedefliyor.

Faciadan 1 ay öncesine kadar(Aralık 2023) 93.60 ton altın üretmiş…

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) raporuna göre 1,7 gr/ton Au tenörlü 71 milyon 600 bin ton altın rezervi bulunuyor. Yani İliç’te 1 ton toprağın içinde 1,7 gram altın bulunuyor.

Gözünüzde canlandırmaya çalışın, basit bir hesapla (son 15 yılda) en az 60 milyon ton ve daha fazla bir doğal örtünün, doğal olmayan yollarla yer değiştirdiği bir yığın…

Bu arada iktidar, ANAGOLD şirketine bu sürede yüzde 40 vergi indirimi yapıyor.

Yer tahsisi, ruhsatlar ve bürokratik kolaylıklar(!) nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti altından sadece yüzde 2 pay alıyor.

Yani tam bir “Yağma Düzeni!!”

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde İliç Altın Madeni soruşturması açan

İlhan Cihaner; “Devlet, tüm kurumlarıyla, bu yağmacı sistemin arkasında duruyor…”demişti

Akıllanmıyoruz…!

İktidar, emperyalist yandaşlarına hem ülkenin yer altı zenginliklerini hem de insanlarının emeği ve yaşamını peşkeş çekiyor.

Frantz Fanon’un sözüyle bitirelim…

“Kapitalistler yüzyıllar boyu, azgelişmiş  dünyada suç işlemekten başka iş yapmadılar”.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Sedat kılıç
1 yıl önce

İster ezan, ister Çan dinlet artık fark etmiyor,bir kişiye verilen yetkinin sonuçlarını görüyoruz,doğu toplumunun hastalığı bu.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • "Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…" - 03 Nisan 2026
  • İktidar Hırsının da sınırı var…! - 13 Mart 2026
  • "Kakanomos…!!! "  - 10 Ocak 2026
  • ÖZGÜR ÖZEL; PİJAMANI ÇIKAR, GÜN DİRENME GÜNÜDÜR… - 05 Aralık 2025
  • ÜLKEMİZİN NTE HEDEFİ SÖMÜRÜ VE SINIF MESELESİ REZERV'in GERÇEK DEĞERİ - 31 Ekim 2025
  • Nadir Toprak Elementleri (NTE) İçin Stratejik Yol Haritası - 14 Ekim 2025
  • GÜCÜ KAPTIRMAMA BAĞIMLILIĞI…! - 19 Eylül 2025
  • 80'ler…BİR YAZ GÜNÜNDE YAĞMURUN DİNMESİNİ BEKLEMEYE BENZER… - 29 Ağustos 2025
  • AR DAMARI ÇATLAMIŞ BUNLARIN…!!! - 07 Ağustos 2025
  • " BİR İNSANIN ANAVATANI ÇOCUKLUĞUDUR… " - 17 Temmuz 2025
  • İÇ CEPHE - 27 Haziran 2025
  • ENERJİ ve MADEN ŞİRKETLERİ YAĞMA PEŞİNDE…! - 20 Haziran 2025
  • SAYIN KILIÇDAROĞLU, "TARİH SİZİ AFFEDECEK Mİ ACABA…?" - 12 Haziran 2025
  • 68-78 KUŞAĞI, ARTIK YALNIZ HİSSETMİYOR KENDİSİNİ… - 22 Mayıs 2025
  • SOMA İÇİN ADALET, HERKES İÇİN ADALET…! - 13 Mayıs 2025
  • 23 NİSAN/KUTLANMALIK DEĞİL,DEĞİŞTİRMELİKTİR…! - 23 Nisan 2025
  • Elektrikte SOYGUN devam ediyor…! TEK ÇÖZÜM KAMULAŞTIRMA…! - 10 Nisan 2025
  • MESELE İMAMOĞLU'NU AŞTI...SONUNA KADAR MÜCADELE… - 26 Mart 2025
  • Başarmak imkansız değil… - 14 Mart 2025
  • KOZLU / 33 YIL / MÜCADELE GÜNÜ… - 03 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Erol Çakır
Erol Çakır
"Kral kaybederse",İflas ve Mercan…
Yaşar Cengiz Alpan
Yaşar Cengiz Alpan
HEPSİ RASLANTI MI, HEPSİ TESADÜF MÜ ?
Şenol Kuşcu
Şenol Kuşcu
ÜNİVERSİTEMİZE YENİ BİR REKTÖR ARANIYOR!
Ahmet Öztürk
Ahmet Öztürk
Yerin altından akademi kürsüsüne: "Anlatılan bizim hikâyemiz"
Mustafa Özdemir
Mustafa Özdemir
Abim…
Fahri Bozbaş
Fahri Bozbaş
HER BİRİ VAZGEÇİLMEZ CİHAN PARÇASI
Mete Arif Tokmak
Mete Arif Tokmak
Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek
AYNUR MUSLU
AYNUR MUSLU
KARA ELMAS, KARA TALİH, KARA HABER, KARARAN YAŞAM
Gülden Işık
Gülden Işık
"Bu Şehirde Doğup Büyümemişler ki"
Cemalettin Sağtekin
Cemalettin Sağtekin
"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…"
Mustafa Yüce
Mustafa Yüce
ZONGULDAK'IN SİNEMA EMEKTARLARI 1: ÖZKAN GÜREL
Bingül Öz
Bingül Öz
Zorbalık Büyüyor, Biz Susuyoruz
NURDAN PAR ASLAN
NURDAN PAR ASLAN
Radyodan Podcast'e: Sesin Zamanla Yolculuğu
Selma Aydın
Selma Aydın
BÜYÜTEÇ
Seyfi Boyraz
Seyfi Boyraz
ZONGULDAK'A ATILAN BÜYÜK KAZIK
Emrah Feşel
Emrah Feşel
BAŞKAN!
Kılçık
Kılçık
Muhtar Selim Yalan
Yüksel Yıldırım
Yüksel Yıldırım
FOTOĞRAFTAKİ BASAMAKLI KÜRSÜYÜ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
Fikret Gökçe
Fikret Gökçe
ASIRLIK GAZETE; BARTIN
Hayri Sarı
Hayri Sarı
O İŞ BÜYÜKLERE KALDIYSA
Çok Okunan Haberler
TTK’DA KRİTİK KARAR!
TTK’DA KRİTİK KARAR!
"BABAANNEMİ BİLE BİLE ÖLÜME SÜRÜKLEDİ" 
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Ana Sayfa
karabük
Bartın
Alaplı
Gündem
İŞÇİ-SENDİKA
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Kilimli
Kozlu
Gökçebey
Devrek
Kdz. Ereğli
Çaycuma
Zonguldak
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bilim ve Teknoloji
  • Çevre
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Yerel
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.