• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • karabük
  • Bartın
  • Alaplı
  • Gündem
  • İŞÇİ-SENDİKA
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Kilimli Kozlu Gökçebey Devrek Kdz. Ereğli Çaycuma Zonguldak Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:03
Seçim Gerginliği Yargıya Taşındı: 20 İsim İfadeye Çağrıldı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Mete Arif Tokmak
  3. Kızlar Plajında Felsefe
Yayınlanma: 08 Ağustos 2025 - 10:31
Güncelleme: 08 Ağustos 2025 - 11:18

Kızlar Plajında Felsefe

08 Ağustos 2025 - 10:31
Güncelleme: 08 Ağustos 2025 - 11:18
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Mete Arif Tokmak
Mete Arif Tokmak
Kızlar Plajında Felsefe

Yapay Zeka çıktı, herkes sanatçı oldu. En azından çizmeden resim yapmak mümkün oldu. Yazmadan şiirleştirmek, öyküleştirmek, köşeleştirmek mümkün oldu. Zaten sanat alanı bir dış kapının mandalı muamelesi görürdü, şimdi hepten organ mafyasının eline düştü. Belediyenin sokak hayvanları barınağına bakış kategorisinde!

“Sanat önemli.” Buna kimsenin lafı olmaz da içeriğine kafa yoran olmayınca askıda Ülker bisküvi gibi sırıtıyor.  Oysa başı sonu açık bir cümleden bahsediyoruz… Hatta kıçı başı açık bir cümle… Ama bu açıklık aleladelikten geliyor. Kamu malı, bizden alınan vergilerle yapılmış, üzerinde çekirdek çıtlatabilirmişsin gibi bir söz. Nedeni tısss gelmesi trısss gitmesi.

Sanat, sanat kurumları tarafından bile neredeyse umursamazlıkla karşılanan bir disiplin. Birkaç kişi dışında keyifle sanat konuşacak birini bulmak zor. Gerçekte birçok insanın sanat olmadan da yapabildiğini biliyoruz…

Ben niye dert ediyorum peki? Hayatımın neredeyse tamamı sanata inanmak ile geçtiği için. “Sanatçıyım” demek alayla karşılandığı bir dönem olmuştu! (Ya, gerçekten! Her şey bitti de sanatçı mı kaldı der gibi bir dönem! Sanatçıyı görmek istemediği için “sanatçılık da sana mı kaldı” dedikleri bir dönem…) Belki bu tavırlar genel ve her dönem de oluyor… Neyse, benim de böyle bir dönemim oldu demek istiyorum. O dönem de inadına “sanatçıyım” diyordum. Bunun farkında bir ben olsam bile yaşama felsefemin ve amacımın en büyük parçası oldu.

Sanata inandığını düşündüğüm kişilerle aram iyi oldu. “Mış” gibi yapanlara yanaşmamaya çalıştım. Sanatı istediğim düzlemde değilse de farklı şekillerde tartıştığım bazı eski dostlar, giderek aramızdan ayrılmaya başlayınca, aslında Zonguldak için yeri zor dolacak değerlerini anladığım insanlar oldu.

Bazılarının ise asla bir daha benzeri bile gelmez. Örneğin Mustafa Eyriboyun. Mümkün değil. Hamit Kalyoncu… O emeği veren benzer birileri olsaydı herhalde ortalarda olurdu. İsim vererek gitmek bazı değerlerimize haksızlık oluyor. O yüzden bu şekilde hatırlatmayı burada keseyim. Başka yazılarda unutulanları, fazla anılmadığını düşündüklerimi yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim zaten. 

Sanatsal üretim bir gereklilikse nedenleri belirgin olmalı. Ortada somut bir şey yok. Demek ki gereklilik olarak da bakılmıyor sanata… Söz gelimi üniversitelerin bölümlerinden mezun olup da en az para kazananlar sanat alanından mezun olanlar. Kendi bölümümü örnek vereyim. Resim bölümünden mezunsanız sap gibi açıktasınız. Belki resim öğretmeni olarak atanırsanız kurtuluşunuz var. Bugün için bu olasılık çok kişi açısından olasılık kapsamından bile çıkmış görünüyor. Halk Eğitim de bile yer bulamıyorsunuz! Geriye kalan ve bu bölümden kişilerin yerleşmesi uygun olan yerler bile örneğin belediyelerin tanıtımları veya mekân düzenlemeleri için istihdam edecekleri birimleri neredeyse çoğu başkanın ve meclisin son tercihi… Kısaca söylemek gerekirse kamu alanında kapılar mezunlara kapalı değil, çok kapalı! Bunca atanamayan öğretmen niye intihar etti sanıyorsunuz? Spor diye mi? Dört yıl okuyup ondan sonraki onca cefa… Ama bilmem kimin çocuğu tirink iş de… Bilmem kim emekli olur ikinci maaşla hemen işi bulur. Bilmem kimler diyarından başka bir boyutta yaşıyoruz sanki biz.

Babadan kalan biraz mal mülk para pul varsa özel olarak atölye açmanız, kurs vermeniz filan gibi olanaklar var. Tabii, öğrenci bedava kurslar yerine sizi tercih eder ve sayıca kirayı ödeyecek, ayı kurtaracak bir gelir sahibi olabilirseniz sevdiğiniz işi yaptığınız için mutlu olursunuz tabii. Ancak bu da herkesin yapabileceği bir şey değil maalesef… Geriye kalan tüm yollar aylık geçiminizi sağlamanız için yetersiz kalacaktır olasılıkla… Telifli işler açısından parlak bir ülkede yaşamıyoruz. Rakibiniz çok olur ve yeterli parayı her zaman kazanmak mucize gibi bir şeydir.

Sanatı konuşmaya başladığımızda birçok kişinin alnına ağrılar saplanıyor, sıkıntıdan patlıyor. Marks’ın “Felsefenin Sefaleti” ne gönderme olsun: yaşadığımız uzun süredir “sanatın sefaleti” dir.

Sanatsal üretim toplum yaşantısında bir gereklilikse sürekli aktivizm sanatın geleceği açısından bir çözüm yolu olabilir mi? Bu soruyu soruyorum çünkü yakın bir gelecekte bu sorunun birçok kişi tarafından birçok alanda sorulacağını düşünüyorum. Sebebi basit: Dünya şu yaşadığımız delilik sürecini bir yerden sonra kaldıramayacak. Gelinen teknoloji aşaması ya zengin bir zümrenin yardımcısı olacak ya da toplumsal bir ortak kullanım havuzu, herkese açık demokratik bir iş kolaylaştırıcı olarak kullanılacak… Tabii bu süreçte başka kim bilir neler neler olacak! Her zaman olduğu gibi birinci şık uzun vadede ağırlığını koruyor.

Sanat önemlidir; bu konuda kimsenin itirazı olamaz. Ancak bu, belirsiz ifade tatmin etmiyor. Gerçekte, birçok insan sanat olmadan da çeşitli şeyler yapabiliyor. Eğer sanatsal üretim bir gereklilikse, bunun nedenleri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Eğer, sanat hayatımızda olacaksa sanatçıları desteklemeye çabalaması gerekenler vardır. Ama önce Türkiye’de kurumların bu alandaki kötü sicillerini düzeltmeleri gerekir. Bu lafların havada kalacağını biliyorum canım! Mevzu, belki geleceğin yöneticilerinin içine bir foton parçacığı olsun düşürebilmek… Çin uzaya ışınladı foton parçasını! Biz kalplere de mi dokunamayacağız? O parçacığın tohumlanıp bir gün iyiye kullanılacağını ummak. Bütün hayalimiz bu kaldı.

Marks’ın “Felsefenin Sefaleti”ne tekrar atıfta bulunalım. O sefalet aklın çürütülmesidir. “Sanatın sefaleti” değil “sanatçının saadeti” üzerine yazıp çizebilsek biraz. Buna da sıra gelinceye kadar daha ne çok şey var sırada…

Aslında şu yukarıda “sıra gelinceye kadar” ifadesine gönderme belediye meclisinden bir üyeye ve bir milletvekilinin söylediğini söylediklerinden hafızamda kalan! Lafı ağzımıza tıkmaları aslında bu kadar kolay işte! “Sanat” diyorsun… “Biz sanatçıları seviyoruz” deyip kestirip atarlar. Sevmeyin! Ben artık sizi sevmiyorum, örneğin.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek - 20 Nisan 2026
  • Tiyatro'da Osman - 28 Mart 2026
  • Yayla İlkokulunun Işıklı Atatürk Panosu - 09 Mart 2026
  • 1989'dan Mehmet Yılmaz ve "Şiir Üzerine" - 18 Şubat 2026
  • Emeği Geçen Herkesin - 14 Şubat 2026
  • Çaycuma'nın Siluetleri, Zonguldak Dolmuşları - 07 Şubat 2026
  •    "Zonguldak sıkışmış bir kent!" - 30 Ocak 2026
  • Resim Bölümünün Sefaleti - 23 Ocak 2026
  • Birileri Hep Ne Yapacağımızı Söylüyor - 19 Ocak 2026
  • Ev Genci İşsize Öğütler - 12 Ocak 2026
  • Artık Bir Animasyondayız - 08 Ocak 2026
  • Vali Yavuz Erkmen ve Ressam Neco - 30 Aralık 2025
  • Hepimiz AYLAK Potansiyelindeyiz - 26 Aralık 2025
  • Sen İşsizliğin Resmini Yapabilir misin Abidin? - 25 Eylül 2025
  • Nevi Şahsına Münhasır Ruhi Köktürk'e Veda - 29 Ağustos 2025
  • 13 Zonguldaklı Ressam ve "Resim Sevinci" denen şey - 02 Temmuz 2025
  • Kendi Başına Yoğrulan Bir Etkinlik: Zonguldak Resim Günleri 4 - 19 Haziran 2025
  • Günümüzün Sanatçıları Üniversite Öğrencileridir! - 02 Mayıs 2025
  • Yapay zekâ ile yaşamak üzerine düşünceler - 13 Mart 2025
  • Kömürkent'in bir çocuğu Mehmet Yıldız - 03 Mart 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Erol Çakır
Erol Çakır
"Kral kaybederse",İflas ve Mercan…
Yaşar Cengiz Alpan
Yaşar Cengiz Alpan
HEPSİ RASLANTI MI, HEPSİ TESADÜF MÜ ?
Şenol Kuşcu
Şenol Kuşcu
ÜNİVERSİTEMİZE YENİ BİR REKTÖR ARANIYOR!
Ahmet Öztürk
Ahmet Öztürk
Yerin altından akademi kürsüsüne: "Anlatılan bizim hikâyemiz"
Mustafa Özdemir
Mustafa Özdemir
Abim…
Fahri Bozbaş
Fahri Bozbaş
HER BİRİ VAZGEÇİLMEZ CİHAN PARÇASI
Mete Arif Tokmak
Mete Arif Tokmak
Zonguldak'ı ve Yazmayı Sevmek
AYNUR MUSLU
AYNUR MUSLU
KARA ELMAS, KARA TALİH, KARA HABER, KARARAN YAŞAM
Gülden Işık
Gülden Işık
"Bu Şehirde Doğup Büyümemişler ki"
Cemalettin Sağtekin
Cemalettin Sağtekin
"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar… Korkak ve kaypak olurlar…"
Mustafa Yüce
Mustafa Yüce
ZONGULDAK'IN SİNEMA EMEKTARLARI 1: ÖZKAN GÜREL
Bingül Öz
Bingül Öz
Zorbalık Büyüyor, Biz Susuyoruz
NURDAN PAR ASLAN
NURDAN PAR ASLAN
Radyodan Podcast'e: Sesin Zamanla Yolculuğu
Selma Aydın
Selma Aydın
BÜYÜTEÇ
Seyfi Boyraz
Seyfi Boyraz
ZONGULDAK'A ATILAN BÜYÜK KAZIK
Emrah Feşel
Emrah Feşel
BAŞKAN!
Kılçık
Kılçık
Muhtar Selim Yalan
Yüksel Yıldırım
Yüksel Yıldırım
FOTOĞRAFTAKİ BASAMAKLI KÜRSÜYÜ GÖRÜYOR MUSUNUZ?
Fikret Gökçe
Fikret Gökçe
ASIRLIK GAZETE; BARTIN
Hayri Sarı
Hayri Sarı
O İŞ BÜYÜKLERE KALDIYSA
Çok Okunan Haberler
TTK’DA KRİTİK KARAR!
TTK’DA KRİTİK KARAR!
"BABAANNEMİ BİLE BİLE ÖLÜME SÜRÜKLEDİ" 
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Bir Ayda İki Kayıp: Babasının Ardından Oğlu Hayatını Kaybetti
Ana Sayfa
karabük
Bartın
Alaplı
Gündem
İŞÇİ-SENDİKA
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Kilimli
Kozlu
Gökçebey
Devrek
Kdz. Ereğli
Çaycuma
Zonguldak
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Hava Durumu
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Bilim ve Teknoloji
  • Çevre
  • Dünya
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Politika
  • Sağlık
  • Spor
  • Yerel
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Hava Durumu
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.