Değerli Okurlarım
Her konda ölçme, bilgiye ulaşmanın en doğru yoludur. Yeterki ölçmeyi yapan dürüst, kullanılan ölçme aracı doğru ölçsün. Ancak ölçen dürüst de olsa, aleti doğru da ölçse yine de her ölçü hatasız olmaz. Bu hatanın, ölçünün amacına, ölçenin yeteneğine, ölçü aracının hassasiyetine göre,kabul edilebilir sınırlar içinde olması durumundayapılan ölçü doğru kabul edilir.
Doğru kabul edilen ölçü ya da değer ise,yapılan birden çok ölçmelerin ortalaması olan ya da bir üçgenin iç açıları toplamının 180 derece olmasıgibi önceden bilinen bir değerdir. Bu tür hatalar da rastlantısal-tesadüfi hata olarak adlandırılır vebir ölçüdeki (+,- ) dağılımının (tekrarının) olasılık (çan eğrisi) kuralına uygun olması gerekir.
Hataların en masumu da bü tür rastlantısal hatalardır. İstatistik literatüründe, bu hataların sınır değerleri “standart sapma” olarak da adlandırılır. Bir ölçmenin ya da işin değerlendirilmesinde bu hataların da, tolerans/tecviz sınırlarını aşmamaması gerekir. Aşması durumunda ise, nedeni araştırılarak yapılan ölçünün, ya da işin tekrarlanması zorunlu olur.
Hata kavramı içinde hiç yapılmaması, olmamaması gereken hata türü ise, bilerek-kasten yapılanlarıdır. Kullanılan ölçme aletinin hatalı olması ya da kasıtlı olarak ayarları ile oynanarak, isteğe göre, devamlı fazla yada eksik ölçmesinin sağlanması gibi yollarla oluşan hatalar bu tür hatalardır ve “ yanlış” demek daha doğru olur.Yapılması suç oluşturduğu gibi ahlaken de kabul edilemezolan bu tür hatalar, sistemli yapıldığı için “Sistematik hata” yada “sistematik yanlış” olarak da adlandırılırlar.
Mühendislik Tasarım ve Uygulamalarında Yapılan Hatalar ve Yanlışlar
Hata ve yanlış kavramları ile ilgili olarak yukarıda yapılan bu tanımlamalar, her alanda yapılan ölçmelerin ve işlerin değerlendirilmesinde de geçerlidir. Örneğin, mühendislik tasarım ve uygulamalarında da hatalarkaçınılmazdır. Bu hatalar uygulanan yöntemden, kullanılan malzemeden, araç, gereçten ve işi yapandan kaynaklanan hatalar ve yanlışlardır.
Bir işin doğru kabul edilebilmesi için de, bu hataların, burada da tesadüfi-rastlantısal türde olması ve öngörülen tolerans/ sınırları içide kalması gerekir. Bir işte, miktarı ne olursa olsun; kasten yapılan sistematik/düzenli hataların / yanlışların yapılması halinde ise, o işin kabul edilebilir olduğunu söylemek mümkün değildir.
Değerli okurlarım,neden bu girişi yapma gereği duydum?
Zonguldak’a bayramlarda ve uzun aralıklarla gelip gidenlerden,” Ya bu Zonguldak yolları üzerinde çalışmalar hiç bitmiyor. Yollar her gelişimizde trafik işaretleri ile, tek şeritlere giriş çıkış labirentleri ile dolu. İl merkezinin içinden geçmek ise tam bir çile…” gibi yakınmaları çok duyarız. Zonguldak’ta yaşamakta olan bizler ise, bu durumları kanıksar ve çoklarımız farkında bile olmaz. Ta ki başka illerdeki yolları görene kadar!
Bilindeği üzere, jeolojik ve topoğrafik koşulların zor, yağışların bol, denizinin haşin olduğu, derelerin haşin aktığı Zonguldak gibi coğrafi yerlerde, her türlü mühendislik yapılarının yapılması ve yapılanın yaşatılması daha da zor olmaktadır. Zira bu tür coğrafyalarda, bu yapılar için yapılan kazılar, dolgular ve ilave yüklemelerle arazininvar olan doğal dengesi bozulmaktadır.
Yağışlarla oluşan yerüstü ve yeraltı suları, depremler gibi doğa olayları da; buralarda, heyelan, kayma, çökme, yuvarlanma, akma, oyulma, erozyon gibi üzerindeki yapılara zarar veren zemin haraketlerini tetiklemekte ve artırmaktadır.
Bu nedenle, bu tür coğrafyalarda, özellikle,yol, kanal, tünel gibi mühendislik yapılarının tasarımında ve gerçekleştirilmesinde teknik gerekliliklere çok daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir. (Aynı yaklaşım, Havzamızın doğal zorlukları nedeniyle,madencilik için de geçerlidir!)
Özellikle böyle yerlerdeki mühendislik yapılarının; her unsurunda olabilecek rastlantısal hataların öngörülen tolerans (standart sapma) sınırlarını aşmaması; sistematik yanlışlıkların, ihmallerin ise hiç olmaması daha da zorunlu olmaktadır.
Bilindiği üzere her ihalede iş, yükleniciler içinbir para kazanma vasıtasıdır. Heralanda, doğru işler yaparak kaznanlarada yaptıranlara da saygımız sonsuzdur. Ancak, Zonguldak’a yılda, bayramda gelip gidenlerin, yollarla ilgili yakınmalarının, genelde maalesef, tasarım, yapım ve denetimlerde yapılan düzenli/sistematik hatalardan ya da teknik yetersizliklerden kaynaklandığı görülür. Bu durum başka bölgeler için de benzerdir.
Örneğin;
.Kilimli Sahil yolunda olduğu gibi, aynı yerde ard arda üç kez deniz tahribatının yaşanması,
.Zonguldak-Ereğli yolunda, yapılan dolguların bir çoğunun çürük zeminler üzerinde yapılması; karlı işler olmadığı için, yola zarar verecek yeraltı ve yerüstü sularının yoldan uzaklaştırılmasına (drenaj) ve sıkıştırma işlerine yeterince önem verilmemesi;
.Heyelana en isabetli çözümün kaçma olduğu bilinmesine rağmen, daha çok kazı, daha çok duvar, forekazık gibi (netice alınması zor olan) karlı iş kalemleri ile mücadele yollarına gidilmesi,
.Yapılan yanlışların gizlenmesi, istismarı kolay denetimi de zor olan, çoğu yerde amaca yeterince hizmet etmediği de ortaya çıkan yüksek duvar, forekazık işleri, uzun tüneller gibi kar marjı da yüksek olduğu bilinen pahalı işlerin gereğinden fazla yapılması gibi yanlışlıkların, işlerin tasarım, yapım ve denetim aşamalarında yapılan sistematik/düzenli yanlışlar olma ihtimalini güçlendirmektedir. Ancak bu konuda da, her alanda yaşanan genel ahlaki çöküntünün paynın olduğu da unutulmamalıdır.
Zonguldak içinden geçilmesinin çile olmasının ana nedeni ise çevre yolu olmamasıdır. Ülkemizde, çevre yolu olmadığı için, transit trafiğin şehrin ortasından geçtiği tek il merkezi Zonguldaktır. (Bugün ihalesi yapılsa da, 2-3 yıl sürecek olan Zonguldak-Kozlu Çevreyolunun birinci öncelik olması gerekirken, yapılmakta olan maliyeti çok yüksek Çatalağzı-Filyos tünel otoyola öncelik verilmesi doğru olmamıştır!)
Büyük kaynak ve zaman israflarına neden olan, yakın çevremizdeki büyük yanlışlık örnekleri olarak; Ankara istikametinde, (en sonunda!) çift yönlü açık tünellerin yapıldığı 10. Km civarında; Zonguldak –Ereğli Yolu, 11. Km’de Günbatımı Tesisleri karşısında, heyelan üzerinde yapılan yüksek geo duvar ve fore kazık uygulamaları; Devrek –Ereğli yolu Devrek çıkışında, yolun heyelan arazisi üzerinden geçirilmesi gibi büyük yanlışlıklar verilebilir.
Bu bariz örneklerin, gözle görünür en bariz ve ibretlik örneğinin ise, Ankara yolu çıkışında,çift yönlü açık tünellerin yapılmakta olduğu 10. Km civarında yapılan ve yapılanlarla anıtlaşmış olan mühendislik ayıbı niteliğindeki yanlışlar olduğu da söylenebilir! (Daha önceki bir yazımızda, burada yapılan yanlışlıkları,” Efsana Karayolcu Devrekli (EşekMehmet lakaplı!) Ağabeyimizin Eserinde Açılan Yaralar” başlığı ile anlatılmıştı. İbretlik olması nedeniyle, burada da kısa bir özeti Ek 1’ de verilmektedir.)
Ender Rastlanacak Yeni Tür Bir İmalat Hatası!
Değerli Okurlarım ,
Ankara yolu üzerinde, özellikle, Ankara'dan gelirken, Sapça tüneline girmeden hemen önce, yolun dağ tarafında, derzli yüksek iksa duvarları bulunmaktadır. Bu davara dikkatlice bakarsanız, duvar yüzeyinde, Fotoğraf 1,2 de görülen, göze de hoş görünmeyen oyukların-boşlukların ve duvarda bozulmaların olduğunu görürsünüz.

Duvarlarda ender görülen bir hata türü
Zamanla daha da artması ve büyümesi durumunda duvarların yıkılmasınada neden olması kaçınılmaz olan bu bozulmaların, duvarda kullanılan taşların bazılarının hiç kullanılmaması gereken kiltaşlarının ayrışmasından kaynaklandığı görülmektedir.
Aynı yol ve diğer yollar üzerindeki iksa duvarlarının görünür yüzeylerinde de az-çok görülen bu türimalat hatalarının, turpun asıl büyükleri olan ve yolun altında kaldıkları için görülmesi mümkün olmayan çok yüksek ve şişman istinat duvarları yüzeylerindeki ve içlerindeki boyutlarını ise merak etmemek mümkün değildir.
Malzemeden kaynaklanan bu yapım ayıplarının, oluşan deliklerin daha da büyümesi sonucu duvarların yıkılıp yenisinin yapılmasına gerek kalmadan, biran önce, uygun tamirat yöntemleri ile giderilmesi önem arz etmektedir. Aksi halde, Zonguldak’a seyrek gelenlerin yakınmaları daha da artacaktır!
Başta adalet ve eğitim olmak üzere, ülkemizdeki her alanda yapılan ölçme, denetim ve değerlendirme hatalalarının standart sapmalar içinde kalan rastlantısal hatalar olmasını; düzenli/sistematik hataların ise hiç olmamasını; çürük taş boşlukları, çökme gibi yanlışlıkların da biran önce düzeltilmesini dilerim. Ölçüsünü, işini doğru yapanlara, yaptıranlara saygılarımı arz ederim.
Şenol Kuşcu, Emekli Öğretim Üyesi, Aralık 2025, Zonguldak,
(Daha fazla ilgi ve bilgi için: 0535-829 5700)
Ek 1. Zonguldak-Ankara yolu, 10. Km civarında yapılananıtlaşmış mühendislik hataları

Bu kesimde yapılan iki büyük hatadan en büyüğü en sonunda, çift yönlü açık tünellerle ve açıkta kalan imalatlarla anıtlaşan bölümdür.
Burada ilk önce beton kaplamalı basamaklı yüksek kazı şevleri oluşturulmuştur. Ardından şevlerin üzerleri çelik tel ızgaralarla kaplanmış, altlarına da yüksek etek (iksa) duvarları yapılmıştır. Bu yapılanların yetersiz olduğu görülünce, önüne fore kazıklar üzerine betonarma duvar; Onun yetersiz olduğu anlaşılınca da bir- iki m. önününe yine fore kazıklar üzerine paralel betonarme duvar ve arkasındaki boşluğa da taş dolgu yapılmıştır. Yıllarca süren bu yapılanlardan sonra da bu kesimin iki yönlü açık tünelle geçilmesine karar verilmiş ve yapılmıştır.
Sorulacak soru; bölünmüş yolun yeni yapılan bölümünü neden şevin tutmayacağı, heyelanların olacağı belli olan, kışın güneş de görmeyen dağ tarafından geçirdiniz? Madem açık tünel yapacaktınız da neden baştan yapmadınız? Öncesinde o kadar kaynağı, zamanı israf ettiniz? Yolu kullananlara,yıllarca sıkıntılar yaşattınız!

























