Değerli Okurlarım,
Emekli Öğretim Üyesi Şeref Hoca, yıllardır, yerel gazetelerde, bilgi ve deneyimlerinin ürünü olan yazılar yazmaktadır (x). “Belki bu son yazım olacaktır .” notu ile yazmış olduğu, “Bu ülkede hizmet cezasız kalmaz!” algısını da doğrulayan son yazısını burada paylaşmak istiyorum.
“1968 yılında üniversiteden mezun olup Karayollarında göreve başlamıştım. 300 km yolun ülkemize kazandırılmasında görev aldıktan sonra, 1979 yılında, Üniversitemizin başlangıcı olan Zonguldak Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisinin, Üniversitemizin kurucu iki bölümünden birisi olan Maden Mühendisliği Bölümünde 16 yıl görev yapmış ve bu bölümde doçent olmuştum.
Akademi, 1982 yılında Hacettepe Üniversitesine bağlı Zonguldak Mühendislik Fakültesi olunca, Fakülteye, Hacettepe Üniversitesinin bir yüksekokulunda profesör olarak görev yapmakta olan değerli meslektaşım, Rahmetli Prof. Dr. Hayati Gündüz Beyefendi dekan olarak atanmıştı (x).
Bu atanma ile Fakültemizde, birisi profesör diğeri doçent iki meslektaş öğretim üyesi olmuş ve birlikte, Zonguldak MYO’da Maden Topoğrafyası Teknikerliği Bölümünü açmıştık. Bu bölümde görev yapmak üzere de, Karadeniz Teknik Üniversitesinde görev yapmakta olan bir diğer değerli meslektaşım Rahmetli Prof. Dr. Erol Koç’ta üniversitemizde görev almıştı (x).
Bendeniz de profesör olunca, bu kez de; Üniversitemiz bünyesinde, birisi dekanlık görevi vesilesi ile Hacettepe Üniversitesinden, diğeri kişisel nedenlerle KTÜ’den gelen iki değerli meslektaşlarımla birlikte, aynı meslekten üç profesör öğretim üyesi olmuştuk.
Bu öğretim üyesi varlığına, Maden Mühendisliği Bölümünde, Akademi döneminin geniş imkânları ile 16 yılda, tarafımdan oluşturulan laboratuvar imkânları da eklenince, Rahmeti Dekanımız, 1994 yılında, Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi bünyesinde, Harita Mühendisliği Bölümünün açılmasını da sağlamıştı.
Ancak, kendileri, aynı yıl, tekrar dekan olarak atanmayınca Üniversitemizden ayrılmışlar ve Hacettepe Üniversitesine dönmüşlerdi. Bu durumda, iki profesör hocadan başka bir kadroya sahip olmayan yeni bölümün kuruluş yıllarının zorlukları, aynı zamanda rektör yardımcılığı görevi de olan Rahmetli Prof. Dr. Erol Koç Hocamızın ve Dekanlık ve Bursa’da, teknoloji yoğun bir projede, proje yöneticiliği görevi de olan benim omuzlarımızda kalmıştı.
Rahmetli Erol Koç Hocamız ile emekli olana kadar, 4 yıl ilk bölüm başkanımız olduğu dönemde; sonrasında da, benim bölüm başkanlığım döneminde 6 yıl sözleşmeli statüde olmak üzere, kendileri ile büyük bir uyum içinde, 10 yıl birlikte görev yapmıştık.
……”
Bölümü kurma ve ilk bölüm başkanı olma hizmetleri dolayısı ile bu iki değerli meslektaşları Rahmetli Prof. Dr. Hayati Gündüz ve Erol Koç Hocaları için, kurucusu oldukları bölümde, yıllardır günler düzenlenmesi; her fırsatta ruhlarına hediyeler gönderilmesi gibi kadir kıymet bilirliklerden 3. emektar, emekli Şeref hoca da memnun ve mutlu olmaktadır.
Ancak; Üniversitemizin günümüzdeki tek adamı ve onun yardımcısı olan yönetici hocaları da dahil olmak üzere, kurucusu oldukları o bölümün öğretim kadrosunun tamamına yakınının atanma ve tüm akademik yükselme aşamalarında yetki ve sorumluluğu; 12 yıl dekanlık, 14 yıl bölüm başkanlığı hizmetleri ve ikameti de Üniversitenin hemen yakınında olan Şeref Hoca ise, emekli olduğu günlerden bu yana, yıllardır yok sayılmakta; adı yazılı olduğu her yerden silinmiş bulunmaktadır.
Yıllardır kendisine uygulanmakta olan bu vicdanları zorlayan üzücü diskriminasyonun nereden kaynaklandığını, halen de merak eden, soran dostları, öğrencileri olmaktadır. Onları bilgilendirmek; unutanlara hatırlatmak ve Üniversitemiz Harita Mühendisliği Bölümümüzün geçmişine belge olması için, Şeref Hocamız böyle bir yazıya gerek duymuştur.
(Hocamızın bundan sonraki yazısı yazının devamı olacaktır.)
Şenol Kuşcu, Emekli Öğretim Üyesi, Temmuz 2025- Zonguldak
(x) Kişi isimleri gerçek değildir.























