Bugün, Zonguldak'ın kültür ve sanat dünyasına katkılarıyla tanınan iki güzel insanla görüşme fırsatı yarattım. Uzaktan tanışıklığı ete kemiğe büründürdüm yani.
Önce Kürşat Coşgun'a konuk oldum çalışma ortamında. Bir bakıma ona yeni görevinde başarılar diledim.

Kürşat Bey, Zonguldak Belediyesi Kültür ve Sanat İşleri Müdürü. O, Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) Başkanı olarak, uzun yıllar Zonguldak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde çalışarak, çok yararlı çalışmalara imzalar atmıştır. Yazar ve karikatürist Kürşat Bey'e, yapıtlarıyla, etkinlikleriyle Zonguldak'a kendini sevdirmiş bir öncüye konuk olmakla onurlandım.
Sonra, köşe yazılarıyla ilgimi çeken, araştırmalarıyla bilgilerimi pekiştiren Yüksel Yıldırım'ı buldum. YILDIRIM ELEKTRONİK'te, Zonguldak nostalji duygulanımlarımı belgeleyen güzel insanla söyleştim, çok mutlu oldum.

Bu iki güzel insan da içten, doğal ve yalın oluşlarıyla ilgi alanıma girdiler. Derinliklerin halkın gönül ayarlarıyla sunulması etkili olmuştur hep. Yapmacıksızlık sanatla bütünleştiğinde gerçeklik çıkıyor ortaya.
Tanışmalardan hoşluk duygularıyla ayrıldım. Bir yönden de üzüldüm. Ben nasıl bir Zonguldaklıyım ki bu güzel insanlara yetmişimden sonra gidiyorum?!?
Tanışık olmak güzel yine de!
Ben de çok değiştim son günlerde ha! Tanınmış insanlarla fotoğraf çektirip hava atma huyu edindim.
Bağışlayın!
Kitap söz konusu olduğunda kıpır kıpırım. Onun havasına uyup suçlu durumlara bile düşerim. Kitap benim için yeni kapılar açan anahtar.Yanımda çiçek yerine kitap taşımam ondan. Kendi kitaplarımın reklamlarını yapmam ayıp mı, bilmiyorum. Bu konuda beni uyarırsanız sevinirim.
YA TEPE YA KUYU, CESUR YANLIŞLAR adlı kitaplarımla iki güzel insanı selamladım bugün. Fırsat bulup kitaplarımı okumaları havalara uçurur beni. Yön bulurum bilinçli eleştirilerde.
Yaşasın kültür ve sanat dostları!Edebiyat ve kitap güzelleştirsin yaşamı!
(Hayri Sarı-12. 08. 2024)























