Değerli Okurlarım,
Sayın Cumhurbaşkanımızın, yaptığı iyi ya da iyi olmadığı ortaya çıkan tüm karar ve icraatlarında son sözün kendilerinin söyleme hakkı olduğu gibi bu hakkını sonuna kadar kullandığı da bilinmektedir. Ancak siyasetçi, bürokrat ve teknokrat çalışma arkadaşlarına, “Beni eleştirin, fikirlerinizi, düşüncelerinizi açıkça söylemekten çekinmeyin.” dediği de söylenir. (Anca, yöneticilerin , genelde, hoşlarına gitmeyecek sözler ve eylemler görmek ve duymak istemedikleri için söylenmediği de bilinir.)
Sayın Cumhurbaşkanının, her yönetici gibi, verdiği iyi kararlar, yaptığı iyi işler yanında, daha başından yanlış ve hatalı olduğu, bilenler tarafından bilinen ve sonuçları ile de ortaya çıkan pek çok yanlış, karar ve icraatları da olmuştur ve olmaktadır.
İnternette, Sayın Cumhurbaşkanın,17 bakanının iki katından fazla sayıda, içlerinde değerli bilgi ve deneyime sahip 35 tam zamanlı baş danışmanının olduğu belirtiliyor. Ayrıca, bilgi ve deneyimlerinden yararlanılmak üzere, eski meclis başkanlarından oluşan bir yüksek istişare kurulu ve eclis gurubunda da değerli milletvekilleri de bulunmaktadır. (Bu arada, baş danışmanlar dışında, baş olmayan danışmanlarının olup olmadığını ise bilemiyoruz !)
22 yıl süren iktidarları sonunda, başta ekonomik, sosyal ve eğitim konuları olmak üzere, ülkenin, her alanda geldiği noktanın iyi olmadığı konusunda, toplumda geniş bir mutabakatın olduğu görülmektedir. Bu olumsuz sonuçta eğer, “Beni eleştiriniz” dediği halde kendilerini, eleştirmeyen, yanlışları doğrulara dönüştürme başarısını gösteremeyen bürokrat ve siyasetçi yol arkadaşlarının payının olduğu da açıktır.
Her yönetici gibi, Sayın Cumhurbaşkanı da, ilgili kişiler , kurullar ve birimler tarafından, karar ve icraatlarında etkin bir danışmanlık, uyarı ve istişare ortamlarının olması,dikkate alınması durumunda daha isabetli kararların alınabileceği, icraatların daha iyi olabileceği aşıkardır.
Örneğin, (Belki, çoklarınız hayal aleminde olduğumu söyleyecekler ama), “Sayın Cumhurbaşkanım, takdir yüce makamındır ama …” gibi ortama uygun nazik girişlerle, önemli kararlar ve konularla ilgili olarak, danışma ve istişare ortamlarında, yeri geldiğinde, kendilerine;
.’Faiz sebep, enflasyon sonuçtur.’ söyleminiz bilimsel gerçeklere uygun düşmüyor…
.Kanal İstanbul konusunda olduğu gibi, ortada az çok projesi, maliyeti olmayan bir düşünceye, proje demek, teknik olarak, mümkün değildir. Ayrıca, çılgın (akıl dışı!) proje nitelemesi de uygun olmaz…
. Çıkarılan büyükşehir yasası ile, (kağıt üzerinde), ‘ köylerin mahalle, köylülerin şehirli yapılması ülke yararına değildir…
. Kamuya personel alımlarındaki mülakatlarda yaşanan haksızlıklar kanayan bir yaradır…
. Cumhurbaşkanlığının 12-13 uçağının olması, yüzlerce lüks araçtan oluşan Cuma namazı konvoyları, kamuda 125 bin lüks makam aracının olması gibi gösteriş ve israf konularında çok eleştiriler almaktayız…
.Devlet planlama teşkilatının kaldırılması büyük bir hata olmuştur…
.Özellikle, Dışişleri Bakanlığı, Diyanet, TRT gibi kamu kurumlarının iktidarımızın arka bahçesi gibi görüntüler vermesi, ülkemize, partimize zarar vermektedir…
.Yetişmiş insanlarımız, gençlerimiz yurtdışına gidiyor, çok tercih edilen üniversitelerimiz de iyi öğrencilerimizi dışarıya gitmeye hazırlıyor…
. Malumları olduğu üzere, ülkemizde, emeği ile geçinenlerin %60 kadarı en düşük (asgari) ücretle çalışmaktadır; emeklilerin ortalama aylıkları yedi bin liradır…”
gibi cümlelerle başlayan, eleştirilerini, uyarılarını ve önerilerini dile getirmiş ve dikkate de alınmış olsalardı , her halde, bu konularda daha doğru kararların alınması, icraatların yapılması mümkün olabilirdi. Eğer olamayacaksa bu kadar danışmanlara, kurullara, kadrolara ne gerek vardı ? O makam ve kurullarda görev yapanlar o görevlerde nasıl kalabiliyorlardı, merak etmemek de elde değildir. (Hele de, Sayın Cemil Çiçek gibi çok saygı duyduğum değerli kişilerin!)
Anlaşılan, son yapılan yerel seçimlerde, mevcut sorunlara emeklilere yapılamayan zamlardan kaynaklanan hoşnutsuzluk da eklenince sonuç iktidar açısından olumsuz olmuş ve harita da sarıdan kırmızıya dönüşmüştür.
Konunun uzmanları tarafından,” Eğer hükümet, bu yerel seçimler öncesinde de, emeklilerin maaşına 5 bin tl gibi bir zam yapmış olsaydı, bu renk değişimi olmazdı. Olsa da bu kadar fazla olmazdı.” içerikli değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bu durumda, muhalefet lehine ortaya çıkan değişimin en önemli nedeni, eğer seçimler öncesinde emekli maaşlarına zam yapılmamasından kaynaklanan hoşnutsuzluk ise, bu değişimin makbul bir değişim olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira, iktidarların, imkan bulduğunda, yine bu tür popülist icraatları yapması ve değişen renklerin eski haline dönmesi her zaman mümkün olabilir. Makbul olan, iktidarın yaptığı büyük ekonomik ve sosyal yanlışlıkları gören, seçmesini bilen bilinçli seçmenlerin tepkileri ile ortaya çıkacak değişimlerdir.
Yüce Makama Dilekçemdir!
Sayın Cumhurbaşkanım,
“Beni eleştirin “ talebinize rağmen, sizleri eleştiremeyen, öneriler sunamayan , yanlışlardan döndürmede başarılı olamayan danışmanlarınızla,(sözde) yol arkadaşlarınızla ulaşılan sonuçları en iyi sizlerin değerlendirebileceğinden kuşkumuz yoktur.
Bu son yerel seçimler sonrasında da, herhalde bir durum değerlendirmesi yaparak, izlediğiniz yolda gerekli düzeltmeler yapacak ,yetersiz gördüğünüz yol arkadaşlarınızın yerlerine yenilerini koyarak, fabrika ayarlarınıza dönerek yolunuza devam edeceksinizdir
Geçtiğimiz dönemlerde, daha önce yöneticisi olduğum Fakültemizden birisi elektirik diğeri ise makine mühendisi iki Sayın Öğretim Üyemizi, başkan, genel müdür, bakan yardımcısı, bakan ve milletvekili yaparak şereflendirmiştiniz. İhtiyaç duyduğunuzda, daha nice değerli yol arkadaşları bulabileceğinizden eminiz.
Bu arada gerek emekli olduğum, Üniversitemizde ve gerek diğer üniversite çevrelerinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan ayrılmamış, en az mevcut danışmanlarınız ve Fakültemizden şereflendirdiğiniz arkadaşlarımız kadar değerli , (her türden hormon ile ilgisi, iltisakı bulunmayan!) danışman adaylarının varlığını da arz etmek isterim.
Takdir buyurur, uygun görürseniz, çalışma hayatının on yılı şantiyelerde, 36 yılı Üniversitelerde geçmiş, okuyan, yazan emekli bir mühendis öğretim üyesi olarak, bu dilekçenin sahibi de, yüce makamınıza (hizmet hediyesi olarak), gerçek danışmanlık hizmeti sunmaya hazır olduğunu yüksek takdirlerinize arz etmek isterim.
Derin saygılarımla ve başarı dileklerimle!
Eski Karayocu , emekli öğretim Üyesi Ş.K. “
Evet değerli okuyucularım, böyle bir göreve talip olarak “günah bende gitti” mesajımı da ilettiğimi sanıyorum!
31 Mart yerel seçimleri sonucunda, ülke haritasında ortaya çıkan renk değişikliğinin, hayırlara, hayırlı hizmetlere yeni kapılar açmasını, değişmeyen renklerin de, daha iyiye, güzele dönüşmesini dilerim. Geçmiş bayramınızı da tebrik ederim.
Şenol Kuşcu
























Sizler gibi nerelerden nerelere diye andığımız değerli bir bilim insanının cumhurbaşkanlığı danışmanı olması ne güzel olurdu. Ve sizler gibi bu görevi layıkıyla yapacak olanların engin tecrübesi ülke yönetiminde çok güzel işler yapacağına gönülden inanıyoruz. Güzel yazınıza tebrikler kaleminiz daim olsun saygılar