Avukat Ali Osman Odabaş, Zonguldak için yaptığı hayırseverlikle andığımız bir büyüğümüzdür. Çok yakın tarihlerde kendisi ve rahmetli eşi için bazı etkinlikler düzenlendi.
Çaycuma Belediyesi, ona özel önem verdi. Kalıcı olmasını dilediğimiz bir park, heykel ve tanıtıcı kitap meydana getirildi.
Bunlar ve daha pek çok teşekkür, Avukat Ali Osman Odabaş'ın hak ettiği çalışmalardır. Kitabı okumadım, parka gitmedim, heykelin fotoğraftan gördüğüm görseli ile yetinmekteyim. Bu konulara girmemeyi tercih ederim.
Kendisiyle yolum bir burs meselesi nedeniyle kesişti.
Benim yaşıma göre geç de olsa ilimizde Güzel Sanatlar Bölümü açılmıştı. Halen başka bölümler açılacak diye duyurulsa da 16 yıldır resim bölümü ile devam eden biricik resim lisans programımız. İlk öğrencisi ve ilk mezunu olmaktan gurur duyarım.
Ondan önce Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Bölümünü bin yüz küsur öğrenci arasından 18’inci olarak kazanıp bir yıl okuduktan sonra maddi nedenlerle bıraktığımı ve gençlik dönemimden beri yazıp çizmek işlerinin içinde olduğumu bilen bilir.
Hiç mütevazı davranmayacağım, bugün Türk resmini genel dünya sanat tarihi bilgisi ile birlikte ele alıp en gerçekçi anlatabilecek kişilerden biri olduğumu söyleyebilirim. Bunun temel nedeni resim yapmayı yalnızca bir iş değil, bir yaşam biçimi olarak görmem ve resim sanatını hep özünde bir anlatım aracı olarak sevmemdir. Değişen dünya koşulları resim sanatını da 30 yıl öncesinden başka yerlere getirdi. Ama bu ayrı bir konu. Buraları da geçelim.
Resim, çok önemli bir anlatım aracı olsa da tek başına ayakta kalmanızı sağlayacak bir meslek değildir. Resim yaparak hayatını kazananlar olduğunu ben de duyuyorum. İşin aslı; kurs vermeden, galericilik sistemi içinde yer edinmeden, akademide ya da öğretmen olarak çalışmadan, anadan babadan kalan bir kira geliri olmadan ressam olarak iyi bir yaşam sürmek olanaksıza yakındır.
Sanat piyasası, Van Gogh'un yokluk içinde geçen kısa yaşamını ölümünden sonra pazarladı. Fikret Mualla (Türk Van Gogh’u olarak ananlar da vardır) yokluk bayrağında şarap parasına resim satıp günü kurtarmak telaşındaydı. Bugünün Van Gogh’ları Instagram gibi mecralarda şova dönüşen işler yapmazlarsa adlarını duyurmaları zor. Daha açık söyleyelim: Resim anlatım dilinin söylediği şeyler ile ressamın hayatta yaşadığı gerçek farklıdır. Sanatın birçok alanında durum böyledir.
Resim sanatının yaygınlaşmasında; Rönesans'tan sonra sanat hamilerinin (destekçilerinin) ortaya çıkması, burjuvazinin kendini göstermek amacıyla resim satın alması, devletlerin resmi kültürel bir tanıtım aracı olarak görmesi, galericilerin resim pazarının oluşmasındaki rolleri ve toplumun bazı ressamların ününe duyduğu ilgi etkili olmuştur.
Avukat Ali Osman Odabaş’ın verdiği bursu eğitimimin son iki yılında kullanmıştım. Açıkçası bursun miktarı mütevazıydı; ancak mesleği ve ilgi alanları farklı olan birinin bir resim öğrencisine de burs vermesini her şeyden önce tebrik ederim. Belki başkaları da olmuştur. Daha sonra, avukat olan başka bir öğrenciye de ricamızı kırmayarak burs verdi Sayın Odabaş.
Belki de bu burslar için yanına gidip teşekkür etmeliydim. Gitmeyeceğim. Teşekkürüm bu şekilde. Onun gibi değerli insanların çoğalmasını dilerim.
Bir not olarak da şu ayrıntıyı vereyim. Ben Zonguldak’ta birkaç kişinin milletvekili ve belediye başkanı olmasını gerçekten isterdim. Biri Sayın Avukat Ali Osman Odabaş’tı. Sonradan sevdiğim bir ağabeyimden öğrendiğim kadarıyla Harun Akın ile çekiştikleri bir dönemde birkaç oy farkıyla yarışı kaybetmiş. Yazık olmuş gerçekten. Çok kişi üzgün bu duruma…
Ali Osman Odabaş, artık gönüllerin politikacısıdır.

























