Zonguldak kent merkezinde, Bülent Ecevit Caddesi (Çevre Yolu) üzerinde yükselen asansörlü üst geçitleri her gün binlerce vatandaş kullanıyor. Ya da daha doğru bir ifadeyle, "kullanmaya çalışıyor." Kısa süre içinde üç canımızı kaybettiğimiz o acı kazaların ardından bir zorunluluk olarak inşa edilen bu yapılar, bugün can güvenliğini sağlamaktan ziyade yerel siyasetin, bürokratik kör düğümlerin ve ne yazık ki "silkeleme operasyonlarının" odağı haline gelmiş durumda.
Peki, halkın hayatını kolaylaştırması gereken bu üst geçitler neden bitmek bilmeyen bir tartışma ve yıpratma aracına dönüştü? Gelin, madalyonun iki yüzüne de yasal ve toplumsal açıdan bakalım.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu der ki: "Yolun yapım ve bakımından hangi kurum sorumluysa, o yoldaki can ve mal güvenliğini sağlamak da o kurumun sorumluluğundadır."
Buna göre şehir içi yollar Zonguldak Belediyesi’nin; ancak şehir merkezinden geçen Devlet Yolları, Çevre Yolları ve şehir geçişleri yasal olarak Karayolları Genel Müdürlüğü’nün (KGM) sorumluluk ağındadır. Dolayısıyla Bülent Ecevit Caddesi üzerindeki bu üst geçitleri projelendiren ve inşa eden makam Karayolları 15. Bölge Müdürlüğü’dür.
Ancak ortada ciddi bir bürokratik kriz var:
• KGM, şehir içinde çalışma yaparken İmar Kanunu uyarınca yerel belediye ile koordineli olmak ve ruhsat süreçlerini yürütmek zorundadır.
• Zonguldak Belediyesi ile gerekli imar planı ve ruhsat işlemleri tamamlanmadan yapılan bu üst geçitler, yasal olarak "kaçak yapı" statüsüne düşmüştür.
• Kentin ortasına "ben yaptım oldu" mantığıyla çakılan, mimari açıdan estetikten uzak, plansız ve bağlantıları baştan savma bu ucube yapılar, daha baştan sakat doğmuştur.
İşin siyasi kurnazlık boyutu ise Karayolları ile Zonguldak Belediyesi arasında imzalanan "Devir ve İşletme Protokolü" ile başlıyor. Bu protokolle; üst geçitlerin ve asansörlerin işletmesi, temizliği, elektrik faturaları ve oluşacak arızaların bakım-onarım yükümlülüğü tamamen Zonguldak Belediyesi’ne devredildi.
Buradaki tezatlık şudur: Belediye, ruhsatsız ve imar planına aykırı inşa edilen bir yapının sorumluluğunu almak istemiyor; çünkü ortada yapısal bir usulsüzlük var. Diğer yandan, özellikle muhalif belediyeleri borçlar üzerinden sıkıştırmayı hedefleyen merkezi siyasetin hamleleri, Zonguldak’ta bu üst geçit üzerinden bir yerel yıpratma operasyonuna dönüştürülüyor. Kısacası, fatura belediyeye kesilmek istenirken, olan yine Zonguldak halkına oluyor.
Meselenin bir de acı bir toplumsal ve yönetimsel boyutu var. Üst geçitlerdeki asansörlerin sürekli "arıza modunda" olmasının ardında iki temel neden yatıyor: Kasıtlı tahribat ve yavaş işleyen bürokrasi.
Güvenlik kameralarına rağmen mekanik parçalar zorlanarak kırılıyor, kapılar asansöre girmek isteyenlerce engelleniyor. Öncelikli olarak engelliler, yaşlılar, hamileler ve bebek arabalı anneler için tasarlanan bu asansörler, kapasite sınırları zorlanarak hoyratça kullanılıyor.
Sistem kendini kilitleyip arızaya geçtiğinde ise parça tedariki ve bütçe onayları gibi hantal bürokratik süreçler yüzünden onarımlar haftalarca sürüyor. Yani sorun sadece teknik bir yetersizlik değil; insan kaynaklı hatalar ve tamir mekanizmasının yavaşlığıdır.
Bu süreçten en büyük zararı kim görüyor? Karşıdan karşıya geçerken dizleri titreyen yaşlılarımız, tekerlekli sandalyeye mahkum engellilerimiz ve annelerimiz... Bir de siyasi olarak yıpratılmaya çalışılan Zonguldak Belediyesi.
Hayatı boyunca toplu taşıma kullanmamış, bir kez bile o üst geçidin merdivenlerini tırmanmak zorunda kalmamış bir kesim, halkın bu çilesini gelecek seçimlerde "oya devşirme" hesabı yaparak gizli bir memnuniyetle izliyor, ellerini ovuşturuyor.
Zonguldak Belediyesi’nin bu oyunu acilen görmesi gerekir. Kent halkına verilen sözler, günlük yaşamı kolaylaştırma vaatleri bu bürokratik inatlaşmanın kurbanı edilmemelidir. Belediye, hukuki haklarını saklı tutarak ve tahribata karşı güvenlik önlemlerini artırarak vatandaşın mağduriyetini hızlıca çözmelidir. Aksi takdirde, halkın canını korumak için yapılan köprüler, siyasetin altında kaldığımız birer enkaza dönüşmeye devam edecektir.

























